Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1534 E. 2026/5847 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1534
Karar No
2026/5847
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/152 E., 2016/576 K. SUÇ : Çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahkemece verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümle, 62, 53/1-3, 52/2-4 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi uyarınca araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın bilgisayarından "..." profil ismi ile ... isimli internet sitesinde giriş yaparak üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntülerin paylaşıldığının ve sanığa ait dijital materyallerin incelemesinde çok sayıda üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntülerin depolandığının tespit edildiği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümlesinde düzenlenen çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.5237 sayılı TCK'nın 226/3. maddesinde müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması yaptırım altına alınmaktadır. İlk cümlesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişilerin cezalandırılacağı düzenlenmiş, aynı fıkranın ikinci cümlesinde ise bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişilerin mahkûm olacakları belirtilmiştir. Görüldüğü üzere kanun koyucu, “üretim” fiillerini ayrı, “ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma” eylemlerini ayrı düzenleyip farklı yaptırımlara tabi tutmuştur.

5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümlesinde sayılan bu seçimlik hareketlerinden depolama ögesi, bilişim alanında “bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak” anlamına gelmektedir (www. .. .gov.tr). Bir bilişim sisteminde depolamanın söz konusu olabilmesi için verilerin ileride yeniden kullanabilme amacıyla biriktirilmesi, tasnif edilmesi ve sanal ürünün niteliğine göre yeteri kadar bulundurulması gereklidir. Gelişen teknoloji ve sağladığı hizmetler karşısında depolama veya bulundurma işlemi, bilgisayar, telefon, kamera gibi araçların hafızasını oluşturan donanımlar, USB bellekler, CD-DVD, harici disk gibi eşyalar ile bulut (cloud) sistemlerinde gerçekleştirilebilir.

Müstehcenlik suçunda ürünlerin depolanması veya bulundurulmasının söz konusu olabilmesi açısından, tek bir müstehcen ürünün tespiti bile yeterli olacaktır. Ancak kanunilik ilkesi gereği, depolama veya bulundurma eylem ve amacı olmaksızın, salt görüntülere bakmak, seyretmek veya dinlemek suretiyle bu suçlar işlenemez. Dolayısıyla bilgisayarların işletim sistemleri ile internet tarayıcılarının özellikleri gereği müstehcen verilerin bir internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında otomatik olarak ilgili sistem dosyasına geçici bir şekilde kaydedilmiş olması halinde iradi olmayan bu işlem nedeniyle kural olarak suçun manevi unsuru olan depolama veya bulundurma kastının varlığı söz konusu değildir. Fakat kullanıcı tarafından gizlenmek maksadıyla müstehcen verilerin bilerek sistem dosyaları arasına geçici internet dosyaları (temporary internet files) atıldığının veya internet sitelerini ziyareti sırasında görüntülerin otomatik olarak bu dosyalarda biriktiği bilincinde olan failin daha sonra bu dosyaları açarak görüntüleri yeniden kullandığının teknik olarak tespiti gibi halleri istisna olarak düşünmek gerekir.

Aynı şekilde, müstehcen görüntülerin, internet ortamından ya da başka bir yolla (örneğin başka bir şahıstan temin edilen video dosyasının flash bellek aracılığıyla bilgisayara atılması), seyretmek amacıyla indirip-yükledikten sonra silinmesi ile de suç oluşmayacaktır. Zira silinen bu verilerin ancak özel yazılımlar aracılığıyla geri getirilmesi mümkün olup yine depolama veya bulundurma kastı yoktur. Ancak, failde önceden depolama veya bulundurma iradesinin bulunup bulunmadığı kastının ortaya çıkarılması açısından, görüntülerin temin edildikten sonra ne kadar süre tutulduğu, görüntülerin sayısı, silinen veriler için ayrı bir tasnifleme yapılıp yapılmadığı (örneğin özel isimler verilen klasörlerde tutma gibi), daha profesyonel kullanıcılar açısından, silinen verileri geri getirip tekrar tekrar kullanmak amacıyla sistemde özel bir yazılım bulundurulup bulundurulmadığı gibi hususların teknik olarak incelenip araştırılması gereklidir.

Bu açıklamalar gereğince;

Sanığın toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki içeriğinde çocuklara ait müstehcen görüntüleri depolaması eyleminin; 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümlesinde düzenlenen "üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntünün depolanması" şeklinde tanımlanan suçu oluşturduğu, ... hesabından içeriğinde çocuklara ait müstehcen görüntüleri paylaşan sanığın eyleminin; TCK'nın 226/5. maddesinde düzenlenen "üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntülerin yayınlanması" şeklinde tanımlanan suçu oluşturduğu, maddi unsurları farklı olan, farklı zamanlarda gerçekleştirilmiş olan ve TCK'nın 44. maddesi uyarınca 226/3-2. cümlesi ve 226/5. maddelerinde düzenlenen iki ayrı müstehcenlik suçunu meydana getiren eylemler nedeniyle sanığın belirtilen maddelerden ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yalnızca TCK'nın 226/3-2. cümlesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan cezalandırılmasına hükmolunarak eksik ceza verilmesi,

Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte hükümden sonra 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yapılan değişikliğin dikkate alınması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1534, K. 2026/5847, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-1534-e-2026-5847-k-5deeee05d32d