Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/942 E. 2025/6576 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/942
Karar No
2025/6576
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 1035 E., 2020/ 3308 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK 141/1-a,d,k maddeleri nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00TL manevi tazminatın haksız işlem tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin reddine, davacının HMK'nın 49.maddesi gereğince davacının takdiren ve teşdiden 3.000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın yeterli gerekçeyi içermediğine, tutukluluk süresinin makul olmadığına, tutukluluğa itiraz sürelerinin makul sürede karara bağlanmadığına, davacının bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve saire ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Davacının terör örgütüne üye olma suçundan, 18/09/2018 tarihinde gözaltına alındığı, 19/09/2018 tarihinde İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/09/2018 tarih ve 2018/883 sorgu sayılı kararı tutuklandığı, davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11/12/2018 tarih ve 2018/1682 soruşturma, 2018/47821 esas, 2018/9157 sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 53, 58, 63 ve Terörle Mücadele Kanununun 5.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/371 Esas sayılı ceza dosyasının yapılan yargılaması sonunda 04/07/2019 tarihli kararı ile davacı hakkında terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2.maddesi gereğince neticeten 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verildiği, davanın 23.07.2019 tarihinde açıldığı, 5271 sayılı CMK’nın; “Tazminat istemi” başlıklı 141. maddesi incelendiğinde, bir kısım tazminat nedenleri konusunda karar verilmesi için, davanın esasıyla ilgili bir kararın verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı dolayısıyla bu nedenlere dayalı istemlerde, davanın sonuçlanmasına, kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, bununla birlikte inceleme sırasında davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 24.06.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının tutukluluk süresinin makul olmadığına dair iddiasının yerinde olmadığı, tutukluluk süresi ile ilgili CMK'nın 102.maddesindeki sürelerin aşılmadığı, CMK'nın 141/d,k bendi kapsamındaki taleplerinin de yerinde olmadığı, kanuni süresinde işlemlerin yapıldığı anlaşılmakla,

İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, davacının HMK'nın 49. Maddesinin kıyasen uygulanması yolu ile 3000,00TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; ''.. koruma tedbirlerinin haksız uygulanmasıyla ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik olarak 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılan sebeplerle meydana gelen zararların giderilebileceği belirtilmiş, bu konunun çerçeve ve usulü çizilerek, kişilerin, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilecekleri düzenlenmiş ve dolayısıyla bu alanda özel bir düzenleme öngörülmüştür. Bununla birlikte CMK'da hüküm bulunmayan hallerde, HMK hükümlerinin kıyasen uygulanabileceği öğreti ve uygulamada kabul edilmektedir. Ancak ceza muhakemesindeki kıyas serbestisi usul hükümlerine ilişkin olup, başta temel hak ve özellikleri sınırlayıcı, istisnai bir niteliği olan hükümlerin kıyasen uygulanması kabul görmemektedir. Bu bağlamda tazminata ilişkin hükümlerin istisnai özelliği sebebiyle kıyas yoluyla genişletilmesinin de mümkün olamayacağı, keza kişiye yükümlülük getiren veya yaptırım içeren hükümlerin kıyasen uygulanması mümkün olamayacağından, davanın kötü niyetle açıldığından bahisle HMK 49.maddesi uyarınca 3.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesinin..'' hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının disiplin para cezasına ilişkin 2 nolu paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/942, K. 2025/6576, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-942-e-2025-6576-k-584ae572be1c