Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9124 E. 2026/5298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9124
Karar No
2026/5298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4252 E. 2022/1613 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama, el koyma nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile net asgari ücret üzerinden bilirkişi raporu ile tespit edilen 12.088,13TL maddi, 20.000,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı 25.000,00TL'ye yükseltilerek değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin eşi ile birlikte servis taşımacılığı yaptığına, bu süreçte tüm sözleşmelerinin feshedildiğine, kredi ödemelerinin vadesinden önce istendiğine, tüm banka hesaplarına ve taşınmazlarına el konulduğuna, maddi kaybının daha fazla olduğuna, suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki etkileri dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğuna, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/381 Esas - 2019/97 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.08.2016-03.05.2017 tarihleri arasında toplam 270 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 04.03.2019 tarihinde beraat kararı verildiği, beraat kararının 12.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhi içerir gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği,5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu edilmediği, tutukluluğun infaz gördüğü, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarı yükseltilmek ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1- 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının tazminat istemi arasında tüm malvarlığına, banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulması nedeniyle maddi zararı olduğunu belirtmesi karşısında Mahkemece el koyma karar ve tutanaklarının dosya arasına alınması ve talep yönünden değerlendirme yapılması, özellikle bloke konulan banka hesaplarına ilişkin tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9124, K. 2026/5298, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9124-e-2026-5298-k-7e9e71299373