Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8016 E. 2026/4690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8016
- Karar No
- 2026/4690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2796 E., 2022/168 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş edilerek, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 213,17 TL maddi ve 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/187213 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 04.07.2018 - 06.07.2018 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 01.07.2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştiğine ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı 14.07.2018 tarihinde görevden ayrılmıştır. Davacı 2018 yılı Temmuz ayı maaşını almıştır. Bu nedenle kamu görevlisi olup 14.07.2018 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının 15.06.2018 tarihinde peşin olarak ödenen maaşının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.07.2018 tarihi itibariyle maddi zararının hesaplanabileceği, ancak 06.07.2018 tarihinde gözaltından serbest bırakıldığı hususları dikkate alındığında, 04.07.2018 – 06.07.2018 tarihleri arasındaki gözaltı süresi bakımından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.