Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9145 E. 2026/5296 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9145
- Karar No
- 2026/5296
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/553 E. 2022/752 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönüyle davacının gözaltında ve adli kontrol uygulandığı süre zarfında maaşını aldığı bulunduğu süreyle münhasır olmak üzere maddi kaybının bulunmadığı, bunun haricinde idarenin takdiriyle açığa alınmasının sonucu olarak ödenmeyen diğer ödemelerin ve beraat eden davacının avukatlık ücretinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının konusu olmadığı, gerekçesiyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile adli kontrol tedbiri uygulanan süre ile gözaltı süresi dikkate alınarak 1.000,00TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince adli kontrol kararlarının CMK 141/3-4. fıkraları kapsamında tazminata konu olabileceği düşünülebilir ise de adli kontrol tedbirine hükmedip uygulayan hakim ve savcıların özel amaçla davrandığına ilişkin hukuki sorumluluğunu gerektirecek nitelikte kusurunun bulunmasının gerektiği, yargılamaya konu olayda davacının silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tutuklamaya sevk edildiği ve hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak 7 ay 15 gün süre ile haftada bir kez imza atmak suretiyle adli kontrole tabi tutulduğu, kararın niteliği ve süresi itibariyle hakim ve Cumhuriyet savcılarının hukuki sorumluluklarını gerektirecek özel amaçla davrandığına ilişkin dosya kapsamı itibariyle bir delil bulunmadığı gibi bu yönde hukuki sorumluluğu gerektirecek bir eylemlerinin de söz konusu olmadığı dikkate alındığında, davacının adli kontrol nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle Yerel Mahkeme hükmün 2. fıkrası kaldırılark yerine "Davacının, uygulanan adli kontrole dayalı manevi tazminat talebinin REDDİNE, ancak, (3) gün gözaltında kaldığı süreyle ilgili manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE 400,00-TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmolunan manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, müvekkili hakkında iki farklı yere imza atmak suretiyle maddi zararı doğduğuna, müvekkilinin ceza soruşturmasında avukata ödediği ücretin ve adli kontrol nedeniyle uğradığı zararların maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tazminat talebinin Kanunda belirtilen şartlar oluşmadığından reddi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, manevi tazminat miktarının fazla takdir edildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 20 Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/ 73... /254 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.12.2020-11.12.2020 tarihleri arasında toplam 3 gün gözaltında kaldığı, 11.12.2020 tarihli sorgusundan sonra haftanın salı günleri imza atmak CMK 109/3-b ve yurt dışına çıkmamak 109-3,a şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığı; 15.09.2021 tarihinde Mahkemenin ara kararı ile imza atmak şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırıldığı, yürütülen yargılama neticesinde 21.10.2021 tarihinde beraat kararı verildiği, beraat kararının 07.12.2021 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen yasal süre içinde 13.12.2021 tarihinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı ve tutukluluğun infaz gördüğü, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının gözaltı süresiyle sınırlı hesaplanması gerektiğinden bahisle manevi tazminatın 400,00TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.