Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/5561 E. 2026/4688 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5561
- Karar No
- 2026/4688
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2465 E., 2025/964 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükmün kaldırılarak sanık hakkında yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kaza tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu raporunda sanığa kusur izafe edildiğine, sanığın olay sırasında alkollü olduğuna, sanığın daha önceden de 3 kez alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetinin geri alındığına, kaza nedeniyle katılanın nitelikli olarak yaralandığına, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın kusurunun bulunmadığından beraatine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.08.2014 tarihinde saat 16.09 sıralarında, kazadan yaklaşık 44 dakika sonra yapılan ölçümde 0.66 promil alkollü olduğu belirlenen sanık ..., sevk ve idaresindeki 07... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, iki yönlü, 2 şeritli, yol platform genişliği 8 metre olan, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, açık havada, kuru zeminli, görüşün açık olduğu, hız limitinin 50 kilometre/saat olan devlet yolunda, Alarahan istikametinden D-400 istikametine seyir halinde iken Cula kavşağına geldiği esnada, Mehmet Akif Ersoy Caddesini takiben Okurcular istikametine seyir halinde olan katılan sürücü ... yönetimindeki tescilsiz motosiklete çarpması neticesinde, motosiklette şoför ve yolcu olarak bulunan katılanlar ... ve ...'ın yaralanması ile sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında; tescilsiz motosiklet sürücüsü katılan ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/8 (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak), 36/3-a (sürücü belgesiz araç kullanma) ve 78/1-b ( kask takmamak) maddelerinde yazılı kuralları ihlal ettiği, 07... plaka sayılı otomobil sürücüsü sanık ...'ın ise 2918 sayılı Kanunu'n 48/5 (alkollü araç kullanma) ve 36/3-b (geri alma süresi içerisinde ehliyetsiz araç kullanma) maddelerinde yazılı kuralları ihlal ettiğinin belirtildiği, soruşturma evresinde Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından 03.07.2015 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, katılan sürücü ...'ın kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde, hızını azaltması, kavşağı kontrol etmesi ve sağından gelen diğer idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeden, aksine hareketle seyir hızıyla kavşağa girmesi sonucu, bu otomobil ile kavşak içinde çarpıştığı ve kask takmadığı olaydaki dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu, sanık sürücü ...'ın yola gereken dikkatini vermediği, alkollü olduğu halde trafikte seyre çıktığı, ilk geçiş hakkı her ne kadar kendisine ait olsa da, hızını azaltması, kavşağı kontrol etmesi ve geçiş için güvenli bir ortam oluştuğunda geçişini yapması gerekirken, yeterince müteyakkız davranmayıp, seyir hızıyla kavşağa girmesi sonucu, solundan gelerek kontrolsüzce kavşağa giren diğer sürücü idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesi meydana gelen olaydaki dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla, tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'ın katılan ...'ın basit bir tıbbi müdahele ile giderilemez, yaşamını tehlikeye sokan, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi 4 (ağır) derecede ve yüzünde sabit iz bırakacak şekilde, katılan ...'ın ise basit bir tıbbi müdahele ile giderilemez, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi 3 (orta) derecede, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması neden olacak şekilde yaralanmaları ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, sanığın eylemini alkollü araç kullanarak gerçekleştirdiğinden eylemini bilinçli taksir altında işlediği kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar kaldırılarak "sanığın sağ şerit üzerinde normal hızla seyir halinde olduğu, katılan ...'ın seyir hızını düşürmeden ve sanığa ilk geçiş hakkını vermeden kavşağa girdiği, sanığın çarpmayı engelleme adına zamanında alması gerekip de almadığı ya da almakta gecikme gösterdiği herhangi bir tedbirin bulunmadığı, sanığı dikkatsizlik ya da tedbirsizlikten kaynaklanan bir kusur ya da kural ihlalinin bulunmadığı" gerekçesi ile sanık hakkında yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Tebliğname'de 03.07.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor esas alınarak sanığın olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olması nedeniyle beraat hükmünün bozulması talep edilmiş ise de hâkimin muhakeme konusu olaylar hakkında fikir sahibi olmasının kolaylaştırılması için delillerin toplanarak ortaya konulduğu, bilirkişi düşüncesinin delil olmadığı, ancak delil hakkındaki bir açıklamadan ibaret bulunduğu, başka bir anlatımla delillerin değerlendirilmesinin aracı olduğu, hâkimlerin bilirkişilerin düşünceleri ile bağlı olmadıkları, bilirkişilerin görevinin, teknik ve bilimsel alanda hâkimi aydınlatmaktan ibaret olduğu da dikkate alınarak olaya ve oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilmediğinden Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın eylemin gerçekleşmesinde taksirinin bulunmadığının saptandığı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.