Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8691 E. 2026/4691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8691
- Karar No
- 2026/4691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4953 E., 2022/2244 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 17.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile gözaltı tarihinden tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 5.558,45 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin "5.558,45 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "4.557,32 TL" ibaresinin yazılması suretiyle, vekalet ücretine ilişkin "3.083,76 TL" ibaresinin "2.933,60 TL" olarak yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına ve hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3089 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 07.10.2016 - 10.02.2017 tarihleri arasında 126 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 25.04.2019 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın davacının aynı konutta yaşayan eşine 20.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştiğine ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarı ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Kamu görevlisi olup 29.10.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının 15.10.2016 tarihinde peşin olarak ödenen maaşının 675 sayılı KHK gereği geri alınmadığından maddi kaybının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.11.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 10.02.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve ... Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden maddi tazminatın hesaplanması gerekirken, ihraç tarihinden tahliye tarihine kadar hesaplama yapılmak suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminatın faiz başlangıcının zararın doğum tarihi olan 15.11.2016 tarihinden başlatılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.