Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8583 E. 2026/6914 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8583
Karar No
2026/6914
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2445 E., 2022/852 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin hükme katılan vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın üst sınırdan takdir edilmesi gerektiğine ve takdiri indirim halinin uygulanmaması istemine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, ölen sürücünün farının birinin yanmadığına, bu hususun araştırılmadığına, sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05.10.2019 tarihinde saat 20.00 sıralarında, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 03... plaka sayılı kamyonet ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, yerleşim yeri dışında, iki yönlü, iki şeritli, platform genişliği 10 m olan, asfalt kaplama, yatayda düz, düşeyde eğimsiz, açık havada ve kuru zeminli hız sınırının 50 km/s olan il yolu üzerinde ... istikametinden Şuhut istikametine doğru seyir halinde iken geçmenin yasak olduğu yerde önündeki aracı geçmeye çalıştığı esnada karşı yol şeridine girerek aracın ön kısımları ile karşı yönden kendi şeridinde seyreden sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 03... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarına çarpması neticesinde, 03... plaka sayılı otomobilde sürücü ve yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın ölümüyle, aynı otomobilde yolcu olarak bulunan katılan ..., ... ve ...'in yaralanmaları ile sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında; 03... plaka sayılı kamyonet sürücüsü sanık ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g. (şeride tecavüz etme) maddesinde yazılı kuralı ihlal ederek birinci derece kusurlu olduğunun, 03... plaka sayılı otomobil sürücüsü ölen ...'ın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, soruşturma evresinde adli trafik bilirkişisi tarafından 17.10.2019 hazırlanan bilirkişi raporunda; 03... plaka sayılı kamyonet sürücüsü sanık ...'in 2918 sayılı Kanunun 84/g. maddesinde yazılı kuralı ihlal ederek birinci dereceden asli kusurlu olduğunun, 03... plaka sayılı otomobil sürücüsü ölen ...'ın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığından kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından 09.11.2019 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyoneti ile yola gereken dikkatini vermediğinin, geçmenin yasak olduğu yol bölümünde önünde seyreden tırı geçmesi ile karşı yön bölümüne geçerek mevcut şartlarda meydana gelen olaya sebebiyet verdiği ve şerit ihlali yaptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğunun, ölen sürücü ...'ın olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemecesince, sanık ...'in ... ve ...'ın ölümüyle, katılan ...'in duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, katılan ...'ın hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak ve katılan ...'in duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanmaları ile sonuçlanan trafik kazasının meydana asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle ödürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde asli ve tam kusurlu olarak iki kişinin ölümüne ve üç kişinin nitelikli yaralanmalarına neden olan sanık hakkında, olaydaki kusuru da gözetilerek adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, ayrıca düz çizgi ile sollama yasağı olan yolda, sollama yasağına uymayarak önündeki aracı geçmeye çalışırken kazaya sebebiyet verdiği de göz önüne alındığında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek ve İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak iki kişinin ölümü ve üç kişinin yaralanmalarından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8583, K. 2026/6914, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8583-e-2026-6914-k-3ea3bbf8529d