Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8504 E. 2026/5044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8504
- Karar No
- 2026/5044
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/5069 E., 2022/1602 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, el koyma ve adli kontrol nedeniyle 72.100,00 TL maddi tazminat ve 205.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.994,47 TL maddi tazminatın ve 9.500,00 TL manevi tazminatın 24.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının 8.854,66 TL, manevi tazminat miktarının 18.000,00 TL ve vekalet ücretinin 4.028,20 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna, haksız göz altı, uzun süreli tutuklama ve koruma tedbiri nedeniyle davacının kendisinin ve ailesinin ağır surette mağduriyetine neden olunduğuna, hükmün yeterli gerekçeden yoksun olduğuna, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, takdir olunan tazminat miktarının kırılan şeref ve onurunu telafi etmekten çok uzak olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat davasının yasal koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, takdir olunan tazminat miktarının fazla olduğuna, red olunan miktar için davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18593 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 27.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 13.02.2017 tarihinde adli kontrol tedbiri şartıyla tahliye edildiği, 24.07.2016-13.02.2017 tarihleri arasında 204 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 09.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Davacı dava dilekçesiyle haksız olarak banka hesaplarına el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, söz konusu kararın getirtilerek, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerine göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığı tespit edilip, 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak davacının banka hesaplarına tedbir konulup konulmadığı, konulmuşsa hangi tarihte konulduğu ve ne zaman kaldırıldığı araştırılarak, tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.