Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8488 E. 2026/5046 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8488
Karar No
2026/5046
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3868 E., 2022/1177 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 2.000.000 TL maddi ve 50.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.271,27 TL maddi tazminatın ve 14.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 29.01.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; hükümdeki manevi tazminatın 90.000,00 TL ve vekalet ücretinin 8.200 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatların uğranılan maddi ve manevi zararların telafisine yetecek düzeyde olmadığına, davacının icra ettiği meslek toplum içerisindeki sosyal statüsü dikkate alınmadan belirlendiğine, kararın adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna, gelir ve kazanç kaybından kaynaklanan zararların giderilmesi gerektiğine, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas- 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.03.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 25.03.2010 tarihinde yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol ile serbest bırakıldığı, 22.03.2010-25.03.2010 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, 03.04.2010 tarihinde tutuklandığı, 01.04.2011 tarihinde tahliye edildiği, 03.04.2010-01.04.2011 tarihleri arasında 363 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Her ne kadar davacının 03.04.2010-01.04.2011 tarihlerinde tutuklu kaldığından bahisle hakkında maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yapılan incelemede tutukluluğun infaz gördüğüne dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de; 1-Davacının 22.03.2010-25.03.2010 tarihleri arasında gözaltında ve 03.04.2010-01.04.2011 tutuklu kaldığı, tutuklandığı tarihte serbest avukat olan davacının vergi beyannamesi getirtilip, gelir vergisi beyannamesine göre aylık ortalama kazancı tespit edilerek, geliri asgari ücretten yüksek ise o miktar üzerinden maddi tazminatın belirlenmesi, geliri asgari ücretten düşük ise kazanç kaybının asgari ücret üzerinden belirlenmesi suretiyle maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8488, K. 2026/5046, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8488-e-2026-5046-k-0b3cffee3feb