Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8491 E. 2026/4670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8491
- Karar No
- 2026/4670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/235 E., 2022/455 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın beraat kararının kesinleştiği tarih olan 09.12.2019 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre geçtikten sonra 11.01.2021 tarihinde açıldığı, bu itibarla Kanunda öngörülen yasal süre içinde davanın açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; hükmün 2. Fıkrasının tamamen kaldırılarak 10.250 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca haksız tutuklama veya yakalama nedeniyle oluşan zararlarla ilgili dava açma hakkının kullanılmasının sağlanması için beraat kararının kesinleştiğinin de tebliğinin gerektiğine, bunlara ek olarak Anayasa'nın 40/2 ve CMK'nın 141/2. maddelerinin emredici hükümlerine göre beraat kararının ve kesinleştiğinin tebliği de yeterli olmayıp, ilgililere tazminat haklarının bulunduğunun dahi ayrıca bildirilmesi gerektiğine Yargıtay'ın içtihadına uygun olacak şekilde süresinde davanın açıldığına, davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşme şerhleri elektronik tebligat ile 20.10.2020 tarihinde (25.10.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmak üzere) Av. ...’a tebliğ edildiğine, tazminat davasının her halukarda süresinde açıldığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/69 Esas ve 2018/35 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 16.07.2016- 04.10.2017 tarihleri arasında 445 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 04.04.2018 tarihinde beraat kararı verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen kararın 09.01.2019 tarihinde ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen beraat kararının 09.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının 25.10.2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafından 1 yıllık süre geçtikten sonra 11.01.2021 tarihinde tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesin tarafından vekalet ücretinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; ... 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ... ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.
Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/69 Esas ve 2018/35 Karar sayılı beraat kararının 09.12.2019 tarihinde kesinleştiği, Covid-19 salgını nedeniyle 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında toplam 95 gün durduğu anlaşılan sürenin hak düşürücü olan bir yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınmasının zorunlu olduğu, bu itibarla gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde davanın açıldığı gözetilmeksizin, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.