Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8464 E. 2026/4672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8464
- Karar No
- 2026/4672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4147 E., 2022/1504 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve el koyma nedeniyle 99.058,11 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 22.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.245,67 TL maddi tazminatın ve 35.000,00 TL manevi tazminatın 22.07.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının 6.816,69 TL ve manevi tazminat miktarının 60.000,00 TL ve vekalet ücretinin 8.200,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna, 283 gün olarak uzun süreli haksız tutuklama tedbiri nedeniyle davacının kendisinin ve ailesinin ağır surette mağduriyetine neden olunduğuna, takdir olunan miktarın kırılan onur ve şerefini telafi etmekten uzak olduğuna, davacının yapmış olduğu hakimlik mesleğinin niteliği, maruz kaldığı toplumsal linç, tutuklanmasının internet sitelerinde çarşaf çarşaf haber yapılması, Anayasa da yer alan hakimlik teminatı vs vicdani, ahlaki ve mesleki somut durumlar birlikte değerlendirildiğinde çok daha yüksek meblağlı bir miktarın dahi davacıyı zenginleştirmiş olamayacağına, emsal niteliğini haiz içtihatlara aykırı davranıldığına ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat davasının yasal koşullarının oluşmadığına ve reddine dair karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, takdir olunan tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1763 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 19.07.2016 tarihinde gözaltın alındığı, 22.07.2016 tarihinde tutuklandığı ve 27.04.2017 tarihinden tahliye edildiği, 19.07.2016-27.04.2017 tarihleri arasında 282 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 13.02.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, son maaşını ağustos 2016 tarihinde aldığı ve son maaşının 15.08.2016-15.09.2016 tarihlerindeki süreyi kapsadığı, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.09.2016 ile tahliye tarihi olan 27.04.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''10.025,86'' TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "6.816,69 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, ve faiz başlangıç tarihinin ''15.09.2016'' olarak başlatılması gerekirken ''22.07.2016'' olarak başlatılması suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2-3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen tarihli Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir." şeklindedir.
5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi şu şekildedir; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Beraat eden davacının dava dilekçesiyle ruhsatlı silahlarına hukuka aykırı olarak el konulduğu ve kendisine iade edilmediğinden bahisle tazminat talebinde bulunduğu da dikkate alınarak, davacının tazminat davasına konu silahlarına dair yürütülen soruşturma kapsamında el koyma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak el koyma işlemi yapıldığının tespiti halinde bu işlemlere ilişkin kararlar temin edilerek, davacının el konulan silahlarının iade edilip edilmediği veya davacıya silah bedellerine ilişkin idarece herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna göre silahların el koyma anındaki rayiç bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile faiz başlangıç tarihinin de el koyma tarihi olarak belirlenmesi suretiyle maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.