Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8202 E. 2026/3971 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8202
Karar No
2026/3971
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/888 E., 2022/967 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle davacı ... için 100.000,00TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü 315,35TL maddi tazminatın ve 700,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşme tarihinin araştırılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince 315,35TL maddi tazminatın ve 700,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile maddi tazminat miktarının 1.105,812TL'ye çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; koşulları bulunduğu halde davanın tamamı yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ile hükmedilen tazminat miktarlarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/168791 soruşturma nolu dosyası kapsamında davacı ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada davacının 21.07.2017-27.07.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltı sürelerinin bulunduğu, yapılan soruşturma sonucunda 27.10.2017 tarihinde hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen kararın 09.05.2019 tarihinde kesinleştiği ve 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşme tarihinin araştırılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince 315,35TL maddi tazminatın ve 700,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile maddi tazminat miktarının 1.105,812TL'ye çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Maddi tazminat kapsamında soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi esnasında faiz başlangıç tarihinin maddi tazminatın ilgili kalemi için ek kyok tarihi olması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hükmedilen maddi tazminat miktarının tamamı için gözaltı tarihinden itibaren faiz işletilmesi nedeni ile davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi başvuranın sıfatı nedeni ile bozma konusu yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair nedenlere ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8202, K. 2026/3971, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8202-e-2026-3971-k-e7b9dce0c3c9