Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7890 E. 2024/8177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7890
- Karar No
- 2024/8177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1653 E.,- 2021/2909 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarihli ve 2019/649 Esas, 2020/523 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın suç işleme kastı olmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 70/1, 5237 sayılı TCK'nın 62,51/1-3-7-8,52/2 53 maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanık ... hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 07.01.2019 günü saat 23:45 civarında Efeler İlçe Jandarma Komutanlığınca Aydın ili, Efeler ilçesi, ... mahallesi jandarma yol kontrol ve arama noktasında sanık ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın durdurulduğu, araç içerisinde sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in bulunduğu, sanık ...'e ait montun iç cebinde peçeteye sarılı halde 6 adet Osmanlı dönemine ait olan farklı ebatlardaki gümüş sikkelerin ele geçirilmesi üzerine açılan kamu davası kapsamında İlk Derece Mahkemesince aldırılan 28.11.2019 tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre 6 adet sikenin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olduğunun tespit edildiği, sanık ...'in İlk Derece Mahkemesinde talimatla alınan savunmasında davaya konu sikkelerin babaannesinden kaldığını, satmak için yanında bulundurmadığını beyan ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama sırasında alınan savunmasında da jandarma ekiplerinin rutin kontrol nedeniyle araçlarını durdurdukları ve babaannesinden kalma sikkelerin bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık ve temyiz dışı diğer sanığın davaya konu eserlerin korunması gerekli kültür varlığı olduğunu bildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraatine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "sikkelerin üzerlerindeki işaret ve yazılara göre, sikkelerin tarihi değeri olduğunun bilinmemesinin ve sanıkların üzerlerinde taşınmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, sikkelerin vefaat eden babaannelerinden kaldığı yönündeki sanık savunmalarının aksine delil bulunmaması hususlarına göre, kardeş olan sanıkların fikir ve eylem birliği içindeki eylemlerinin 2863 sayılı Yasanın 70. maddesinde belirtilen kültür varlığı bulundurma suçuna vücut vereceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kısa süreli hapis cezasının ertelenen sanık hakkında TCK 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 303/1-c maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükmün 5. Paragrafının “ TCK 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK 53/1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.