Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9223 E. 2024/7912 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9223
Karar No
2024/7912
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1691 E., 2019/1886 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılarak, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı tutukluluk halinin devamına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine kararı ve uzun tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi tazminatın talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; haksız tutuklanarak hürriyetinden ve kişi güvenliğinden mahrum kaldığını, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın tebliği üzerine tazminat talebinin kabulü gerektiğini, tazminat davasına bakan mahkemenin yetkili olmadığını, taleplerinin karşılanmadığını, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/66 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 29.07.2016 tarihinde tutuklandığı, mahkemece 15.11.2017 tarihinde tutukluluk halinin devamına karşı yapılan itiraz sonucunda 30.11.2017 tarihinde itirazının reddine kararı verilmesi nedeniyle tazminat talep edildiği, mahkemenin 05.03.2018 tarih ve 2018/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği verilen kararın istinaf edilmesi dolayısıyla henüz kesinleşmediğini,5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesinde belirtildiği üzere, kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler haksız olarak uygulanan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminde bulunabileceğini, davacının talebinin 5271 sayılı kanunun 141. vd. maddelerine göre açılacak tazminat istemlerinden olmadığı, zira sanığın yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla açılan tazminat davasının hukuki dayanağının bulunmadığı, anlaşılmakla açılan işbu tazminat davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Kanun'un 142/9 maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Davacının 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a ve d bendinde düzenlenen "Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilenler" ve "Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen," hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. ve 6. maddeleri gereğince davacının kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul süre içerisinde yargılama mercii huzuruna çıkarılmaması ve bu süre içerisinde de hakkında hüküm verilmemesi gerektiği, CMK'nın 141/1-a maddesinde ise “Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilenler” için tazminat ödenmesinin talep ettiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasına ilişkin olarak davacı (sanık) hakkında 25.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 29.07.2016 tarihinde tutuklandığı, mahkemece 15.11.2017 tarihinde tutukluluk halinin devamına karşı yapılan itiraz sonucunda 30.11.2017 tarihinde itirazının reddine kararı verildiği, yapılan yargılama neticesinde 05.03.2018 tarihinde Tarbzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/66 Esas - 2018/80 Karar sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hükmen tutukluluğuna karar verildiği, hükmün inceleme aşamasında 02.04.2019 tarihinde kesinleştiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme de davacının 5 yıl 1 ay 13 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı görülmekle, dosya içerisinde bulunan evrakların incelenmesinde; somut olayda davacıya atfedilen suçun ciddi ve ağır olduğu, atılı suça ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, sanığın üzerine atılı eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi dikkate alındığında, davacının da tutukluluk halinin yine CMK'nın 102/2. maddesinde belirtilen tutukluluk süresini aşmadan sona erdirildiği, davacının makul sürede yargılama mercii önüne çıkarıldığı makul süre içinde hüküm verildiği, tutukluluk ve kovuşturma sürelerinin makul olduğu, bu haliyle tazminatı gerektiren bir hak ihlalinin bulunmadığı anlaşıldığından; CMK'nın 141/1-a ve 141/1-d bentleri bakımından şartların oluşmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9223, K. 2024/7912, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9223-e-2024-7912-k-8f12c55d2587