Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/3672 E. 2025/445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/3672
- Karar No
- 2025/445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4134 E., 2020/448 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, 2. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi bendi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Sanık ...'nun salıverilmesi gerektiğine ilişkin: 1. Avrupa İnsan Hakları ve Temel Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi (AİHS)'nin başlangıç bölümü ve 53. maddesi hükümlerine göre; a) AİHS insan hakları ve temel özgürlükleri asgari ölçüde koruyan bir sözleşmedir. Zamanla koruma sınırlanın genişletilmesi amaçlanmıştır. b) AİHS'ye taraf olan devletler, iç hukuklarında insan haklarını ve temel özgürlükleri daha fazla koruyacak düzenlemeler yapabilirler veya bu konuda başka bir sözleşmeyi kabul edebilirler. AİHS'nin hiçbir hükmü, bu nitelikteki düzenlemelere aykırı düşecek şekilde yorumlanamaz. Başka bir anlatımla, AİHS'ye taraf olan devletlerin, iç hukuklarında veya kabul ettikleri başka bir sözleşmede yer alan insan haklarını ve temel özgürlükleri daha fazla koruyan hükümlerin, AİHS'ye aykırılığı ileri sürülemez. 2. AİHS'nin 5. maddesine göre, tutuklu bulunan herkesin, makûl bir süre içinde serbest bırakılmaya hakkı vardır. Tutukluluk, makûl süreden fazla olamaz. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHS'nin 5. maddesindeki tutuklulukta geçecek "makûl süre" kavramını yorumlarken, bu sürenin İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden sonraki aşamayı kapsamadığını kabul etmiştir. Ancak AİHS'nin başlangıç bölümü ile 53. maddesine göre, sözleşmeye taraf olan devletler kendi yasalarında sanığın özgürlüğünü daha fazla koruyucu hükümlere yer verebilirler. Bu nitelikteki hükümlerin AİHS'ye aykırılığı ileri sürülemez. 4. CMK'nın 2, 102 ve 104. maddeleri ile CGTİHK'nın 4. maddesine göre; a) İddianamenin kabulünden, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre, kovuşturma evresidir. b) Suç şüphesi altında bulunan kişinin, iddianamenin kabulünden, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredeki sıfatı sanıktır. c) Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden, hükmün infaz edildiği tarihe kadar geçen evredeki sıfatı ise hükümlüdür. d) CMK'nın 102. maddesinde düzenlenen azami tutukluluk sürelerine, hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreler de dahildir. 5. Diğer yandan, aynı dava içinde birden fazla suç nedeniyle tutuklama kararı verilmiş olması durumunda da, tutuklamayla ilgili azami süre bir kez uygulanır. 6. Somut olayda, sanık ...'nin 25.01.2019 tarihinden beri tutuklu bulunmaktadırlar. Belirtilen tarihten bu güne kadar 5 yıllık azami tutukluluk süresi dolmuştur. 7. Azami tutukluluk süreleri dolmuş olan sanığın salıverilmesi gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun aksi görüşüne katılmıyorum. 14.01.2025