Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6113 E. 2025/909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6113
- Karar No
- 2025/909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1731 E., 2021/1729 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarihli, 2019/316 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2 ve 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14/09/2021 tarihli, 2020/1731 E. 2021/1729 K. sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 52371 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.08.2022 tarih, 2021/149116 nolu ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluştuğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3104 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 2863 sayılı Yasanın 65/1, TCK 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı; İlk Derece Mahkemesi tarafından 2019/316 Esas 2020/103 Karar sayılı 28/02/2020 tarihli ilamı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın sanık ... tarafından istinaf edildiği, dosyanın incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanığın 2863 sayılı Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de, nitelikli doğal koruma alanında bulunan taşınmazın tapu kayıt malikinin sanığın babaannesi ... Yıldız olduğu, bu kişinin yaşlı olması nedeniyle sanığın vekaletname ile davaya konu zeytinlik olarak kullanılan taşınmaza 21 metrekare ebadında konteyner yerleştirdiği ve yapı kayıt belgesi aldığı, ancak olaya ilişkin tutanak tutulunca mevzuata aykırılığı öğrenip kendi imkanları ile soruşturma aşamasında konteyneri yerinden kaldırdığı ve bu konuda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne bilgilendirme yaptığı, dava açılmasından sonra yapılan keşif sırasında konteynerin yerinden kaldırıldığı tespit edilmekle birlikte konulduğu zemine dökülen betonarme yapının yerinde durduğu anlaşılınca, keşif tarihine bunu yetiştiremediğini belirten sanığın henüz karar verilmeden kovuşturma aşamasında beton zemini de kaldırarak buna ilişkin taşınmazın son durumunu gösterir fotoğrafları da dosyaya sunması dikkate alındığında, sanığın atılı suç bakımından kastının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; tebliğnamede duruşma açılmadan karar verilmesi sebebiyle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında doğal sit alanı içerisine izinsiz yapı yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, mahallinde 21.01.2020 tarihinde keşif icra edildiği, keşif neticesinde alınan inşaat ve çevre mühendisi bilirkişi ortak raporunda; keşif gününde konteynırın kaldırılmış olduğu ancak konteynırın oturduğu alandaki taş çimento karışımı bölüm ve bu bölümün hemen önündeki terasın yerinde durduğu, eylemin izinsiz inşai fiiziki müdahale niteliğinde olduğu, beton dökülmesi gibi eylemlerin geri dönüşümü mümkün olmayan bir zarar olarak değerlendirildiği, eylemin arazinin endemik yapısı ve doğal silüetini görünümünü bozacak nitelikte olduğu, 18.10.2016 tarihli uydu fotosunda dava konusu parselin boş olduğu, 19.02.2O19 tarihli uydu görüntüsünde ise konteynırın göründüğü, aykırılıkların 2018 yılı içerisinde yapıldığının tespit edildiği, sanığın 14.02.2020 tarihinde, temelsiz beton kısmın kaldırılmasının keşfe yetiştirilemediği ancak kaldırıldığına dair dilekçe ve ekinde fotoğraflar ibraz ettiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın konteynırdan sonra beton zemini de kaldırdığı, bu hali ile suç kastının olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de, beton zeminin kaldırıldığı iddiasından sonra sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden keşif icra edilmediği, 18.02.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da, beton dökülmesi gibi eylemlerin geri dönüşümü mümkün olmayan zarar olarak değerlendirildiğinin belirtildiği göz önüne alınarak, mahallinde yeniden keşif icrası ile dava konusu tüm müdahalelerin tek tek kaldırılıp kaldırılmadığı, müdahaleler neticesinde doğal sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.