Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/576 E. 2024/201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/576
- Karar No
- 2024/201
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 08.08.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 08.08.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/54-2014/499 E-K sayılı dosyasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yargılama sonunda beraatine karar verilerek dosyanın kesinleştiğini, müvekkilinin atılı suçlama ile ilgili olarak haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL manevi ve 50.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davalı vekili 15.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının maddi kaybının tespiti ve tutuklulukta geçirdiği sürenin mahsup edilip edilmediğinin, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir 3. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/97 Esas, 2019/504 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/1193 Esas, 2020/3302 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme gerekçesinde; ''Maddi tazminat istemi yönünden; Davacının Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/54 Esas sayılı dosyasında kastın aşılması sebebiyle ölüme sebebiyet verme suçundan yargılandığı, mahkemenin 29/12/2014 tarih, 2011/54-2014/499 E-K sayılı kararına konu yargılama sonunda beraatine karar verildiği, davacının 07/08/2010 - 12/08/2011 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu olarak kaldığı, kararın 08/05/2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama itibariyle 7.813,36-TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 07/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine; Manevi tazminat istemi yönünden; Davacının maddi tazminata konu tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreye göre takdir olunan 10.000,00-TL'nin gözaltı tarihi olan 07/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine; Karar verilerek aşağıdaki şekile hüküm kurulmuştur..'' denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, manevi tazminata ilişkin bölümünden ''10.000-TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "17.000,00-TL" yazılması, vekalet ücretine ilişkin bölümden "2.138,00-TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "3.722,00- TL" yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/54 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 07/08/2010 - 12/08/2011 tarihleri arasında 370 gün gözaltında ve tutuklu olarak kaldığı, yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 08/05/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin 05/07/2018 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, bu davanın 08/08/2018 tarihinde açıldığı, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul maddi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde 3 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/1193 Esas, 2020/3302 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.