Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5615 E. 2025/4588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5615
Karar No
2025/4588
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/106 E., 2021/152 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Kaçakçılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat-Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün;Katılan vekili, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1-Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2011 tarihli ve 2008/424 Esas, 2011/50 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiş, sanıklar ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2011 tarihli ve 2008/424 Esas, 2011/50 Kararının mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 20.11.2013 tarihli ve 2012/31719 Esas, 2013/26167 Karar sayılı kararı ile “ memur sanıklar açısından 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca dava şartı olarak "soruşturma izni" alınması ve sanıkların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,”nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2014/231 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2014/231 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararının anık ... müdafii ve sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan tarafından temyiz üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2017/7535 Esas, 2018/6435 Karar sayılı kararı ile “ gümrük müşaviri olan sanık ...'in fiilinin, 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı, sanıklar ... ve ...'ın “azmettiren” olarak, sanık ...'in de “yardım eden” sıfatı ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak ettikleri gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü tesisi, ”nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2011/75Esas, 2013/1022 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık, kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 6.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2011/75Esas, 2013/1022 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 16.03.2016 tarihli ve 2014/21013 Esas, 2016/4159 Karar sayılı kararı ile “ memur sanıklar açısından 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca dava şartı olarak "soruşturma izni" alınması ve sanıkların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,”nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 7.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.1.2020 tarihli ve 2018/298 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davasının aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/106 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 8.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2016/106 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararı ile; A. Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve kaçakçılık suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiş, B. Sanıklar ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 38/1 yollamasıyla 204/2, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına kazanılmış hakkın korunmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 204/2, 43, 39/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Eksik incelemeye dayalı olarak verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; Suça konu resmi belgenin düzenlenmesinde beyan ve imzasının olmadığına, verilen cezanın şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğuna, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. C. Sanık ...’in temyiz nedenleri; Suç konusu evrakların aslının olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece iddia, sanıkların aşamalardaki savunma anlatımları, katılan kurum vekilinin yazılı beyanları, unsurlara temas eder nitelikteki yazı cevapları, alınan bilirkişi raporu, birleştirilen her iki dosyaya ilişkin konu Yargıtay bozma ilamları ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanıklardan ... ve ...’ın, atılı suçlamaya konu kültür varlıklarını,... Emirlikleri’nin ... Emirliği serbest bölgesinde kayıtlı olan ...isimli şirkete göndermek istedikleri, ancak ihracatı yapacak bir firmaları bulunmadığından dolayı gümrük müşaviri olan ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş olmakla iş bu hüküm kesinleşmiş olan ...'un iş yerine giderek, bu işlemleri gerçekleştirebilecek bir ihracatçı firma bulup bulamayacağını sordukları, ...’un da daha önceden tanıdığı ve 21.11.2006 tarihli vekaletname ile gümrük işlemleri konusunda kendisini yetkilendirmiş olan sanık ...'i arayarak, ihracatın sanık ...'e ait ... Tekstil isimli firma üzerinden yapılıp yapılamayacağını sorduğu, sanık ...'in olumlu yanıt vermesi üzerine, “... Tekstil Dış Tic. Paz. ...” firması tarafından ...adına düzenlenen, konusunu “inşaatlık mermer”in oluşturduğu 12.01.2007 tarihli ve 89149 numaralı, “... Tekstil ...” firması tarafından ...adına düzenlenen, konusunu “mermer” in oluşturduğu 15.02.2007 tarihli ve 101603 numaralı ve “... Tekstil ...” firması tarafından ...adına düzenlenen, konusunu “inşaatlık mermer numune” nin oluşturduğu 14.03.2007 tarihli ve 101508 numaralı üç adet fatura tanzim edildiği, sözü edilen faturalara ve 21.11.2006 tarihli vekaletnameye dayanılarak gümrük müşaviri olan ... tarafından sırasıyla 12.01.2007, 16.02.2007 ve 14.03.2007 tarihli gümrük beyannamelerinin düzenlendiği; Sanık ...'in soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verip kovuşturma aşamasında da doğruluğunu tekrar ettiği beyanlarında, 12.01.2007, 15.02.2007 ve 14.03.2007 tarihli faturaları kendisinin kesmediğini, ...’un yetkilisi olduğu İlgi Gümrük Müşavirliği Şirketine daha önce vekalet verdiğinden, faturalarının adı geçen şirkette mevcut olduğunu, bahse konu faturaları kesip üzerine kendisine ait kaşeyi vurarak gümrük beyannamelerine ekleme işinin, İlgi Gümrük Müşavirliği Şirketi tarafından yapıldığını beyan ettiği, yine sanık ...'in kovuşturma aşamasında verdiği ifadede de, boş faturaları ...’a teslim ettiğini, bilgilerin orada doldurulduğunu ifade ettiği, Hakkında verilmiş hüküm Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşmiş olan sanık ...'in hazırlık aşamalarındaki ifadelerinde, sanık ...'ın, ihraç edilecek eşyaya ilişkin kap, kilo ve fatura bilgilerini kendisine verdiğini, verilen bilgilere istinaden sanık ...'in kendi firması üzerinden fatura keserek, bu faturaları teslim etmesi ile gümrük beyannamelerini düzenlediğini beyan ettiği, aynı sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, sanık ...'in firması üzerinden kesilen numune mermere ait faturanın sanık ... tarafından kendisine getirildiğini, kendisinin de faturadaki bilgilere dayanarak gümrük beyannamesini düzenleyip imza altına aldığını beyan ettiği; İhracat işlemleri yönünden gümrük müşaviri olan ... tarafından düzenlenen gümrük beyannameleri ekindeki faturaları kimin ne şekilde düzenlediği konusunda sanıklar ... ve ...’un aşamalardaki savunmalarının hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişkili olduğu, faturaların “malın cinsi” bölümünde sırasıyla “inşaatlık mermer”, “mermer” ve “inşaatlık mermer numune”; gümrük beyannamelerinin “kaplar ve eşyanın tanımı” bölümünde de “inşaatlık mermer” ve “mermer” yazılı olmasına karşılık, gerçekte korunması gerekli kültür varlıklarının ihracat işlemine konu edildiği, diğer yandan, sanık ...'ın 28.12.2009 tarihli sorgusunda, sanıklar ..., haklarındaki hükümler Yargıtay incelemesinden de geçmekle kesinleşmiş olan ..., ... ve ...'i tanıdığını, diğer sanıkları tanımadığını beyan ettiği, sanık ...'in de 04.03.2009 tarihli sorgusunda, sanıklardan sadece ...'u tanıdığını söylediği, bununla birlikte, sanıklar ... ve ...'in adli sicil kayıtlarında Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/128 Esas, 2014/174 Karar sayılı ilamı ile, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine yardım etme” suçundan verilmiş 30.05.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunduğu, sözü edilen karara konu eylemin suç tarihinin 04.03.2009 ve 01.04.2009 olup, sanıklar ... ve ...'in aynı gümrük müşavirinin iş yerinde birlikte çalışarak iş takipçiliği yaptıklarının ve yanında çalıştıkları gümrük müşaviri tarafından içeriği itibariyle sahte gümrük beyannamesi düzenlenmesi fiiline iştirak etmeleri nedeniyle bahse konu kararın verildiğinin anlaşıldığı; Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğüne tescilli olarak düzenlenip beyan edilen, 12.01.2007 tarih ve EX004109 sayılı, 16.02.2007 tarih ve EX025115 sayılı ve 14.03.2007 tarih ve EX041104 sayılı ihracat beyannameleri ile ihracat konusu eşyalar mermer olarak beyan edildikleri, fatura olarak sanıklardan ...'e ait olan ... Tekstil ünvanlı isimli firma tarafından tanzim edilen faturaların beyannamelere eklendiği, ihracat beyannameleri muhteviyatı eşyaların ...'ye ihraç edildiği ancak, ihraç edilen eşyanın niteliğinin mermer olmayıp alınan bilirkişi raporları kapsamından 2863 sayılı Kanun kapsamına giren toplam 23 parçadan oluşan eserlerin bir tanesinin erken Roma İmparatorluk dönemlerine ait 2863 sayılı Yasa kapsamında kalan tarihi eser niteliğinde olduğu, 2 adedinin taklit olduğu geri kalanının ise müze değerinde olmayan etütlük nitelikte oldukları, yapılan söz konusu tespitler, eylemin oluş tarzı ve sanık savunmaları değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanıklardan ... ve ... 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa tabi nitelikte olan eşyaları yurt dışına çıkarmaya karar verdikleri, fakat adı geçen sanıkların adlarına ihracat yapabilecekleri bir firmaları bulunmadığından dolayı daha önce hakkında verilen resmi belgede sahtecilik cezası Yargıtay incelemesinde onanarak kesinleşen sanık gümrük müşaviri ...’dan ihraç edecekleri eşya ile ilgili olarak yardım istedikleri, sanık ...’un da sanık ...'in sahibi bulunduğu ... Tekstil isimli firma tarafından fatura düzenlenerek ve akabinde tanzim ettiği ihracat beyannameleri ile iştirak halinde; numunelik mermer ihraç edilmiş gibi gösterilmek suretiyle dava konusu ihracat beyannamelerinin tescil edilerek eşyanın yurt dışı edildiği, esasen sanıklar ... ve ...'in birbirleri ile çelişkili ve kaçamaklı savunmaları boş fatura temini ile doldurulması, olayların bütün aşamalarında birlikte hareket etmeleri ve oluş tarzı da dikkate alındığında bilgi ve rızaları dahilinde atılı suçun gerçekleştirildiği hususunda vicdani ve hukuki kanaat oluştuğu, tüm bu aşamalardan sonra yargılamaya konu eşyaların tarihi eser niteliğinde olduğunun ... Başkonsolosluğunca bildirildiği ve ayrıca beyannamelere eklenen menşei şahadetnamelerinin dosyada mevcut ... yazı cevabından anlaşıldığı üzere odalarınca düzenlenmediği ve sahte olduğu bu şekli ile de sanıklar ..., ..., (hakkında kurulan hüküm kesinleşmiş olan) ... ve ...'in gümrük idaresini yanıltmak suretiyle sahte ihracat beyannamesi düzenlemek suretiyle 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan eserleri yurt dışına çıkardıkları ve fiili bu şekilde işledikleri kanaatine varılmış, 4458 sayılı Gümrük Kanununun geçici 6. maddesi, 6. fıkrası hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre de, “özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur”, düzenlemesi birlikte ele alınarak, hakkında verilen ceza kesinleşmiş bulunan gümrük müşaviri olan sanık ...’un eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı, sanıklar ... ve ...’ın “azmettiren” olarak, sanık ...'in de “yardım eden” sıfatı ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak ettiklerinin kabulü ile bu kapsamda cezalandırılmalarına hükmolunmuş, ceza tertipi cihetine gidilirken kazanılmış hakları göz önünde bulundurulmuştur. Memur sanıklar ... ve ... açısından tüm dosya kapsamı itibarıyle yapılan değerlendirmelerde ise; Sanıkların gümrük memuru ve gümrük muayene memuru oldukları, sarı hatta düşen eşyalar yönünden sorumluluklarının kap adedi ve belge kontrolü ile sınırlı olduğu, sanıkların savunmalarının aksine atılı suçları işlediklerine dair şüpheden öte kesin kanaate varılamadığı anlaşıldığından üzerlerine atılı kaçakçılık ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise haklarında 4483 sayılı Yasa uyarınca soruşturma izni verilmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının CMK 223/8 maddesi uyarınca düşmesine dair hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'nın 31.05.2021 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 02.05.2024 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2014/231Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 43 62, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanıklar tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanıklar bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun CMUK 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının hüküm fıkrasının "3." bendinin 4. paragrafı hükümden çıkarılarak yerine "CMUK 326/son gereğince sanıkların ceza miktarı açısından kazanılmış hakkı gözetilerek, sanıklar hakkındaki 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, E. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 204/2. maddesindeki düzenleme gereğince alt sınırın 3 yıl hapis cezası üzerinden verilmesi gerekirken 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, 2.Sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5615, K. 2025/4588, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-5615-e-2025-4588-k-7a0dd6a8b326