Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4395 E. 2025/894 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4395
- Karar No
- 2025/894
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/496 E., 2021/1360 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz sebeplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü Müşteki Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Sanığın tapu kayıtlarına güvenerek suça konu yeri satın aldığına, suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine, manevi kast unsurunun oluşmadığına, vekalet ücretlerinin ilam kesinleşmeden önce ödendiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Müşteki Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, kurumun taraf sıfatının bulunmadığı yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında 31.08.1981 tarihli 8/3580 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile milli park olarak belirlenmiş ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında milli park olarak ilan edilmiş, ayrıca Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.01.2000 tarih ve 1040 sayılı kararı ile tarihi sit olarak tescil edilen Kocatepe Tarihi Sit alanı içerisinde bulunan arazide bina inşa etmak suretiyle, eylemine uyan 2863 sayılı Yasanın 9. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 65/b maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, Mahkemenin 2016/502 esas sayılı dosyası kapsamında, mahallinde keşif yapılmış, suç tutanağına konu yapının, keşif tarihinde de kaldırılmadığı ancak üzerine yeni yapı yapılmadığı görülmüş, keşif sonrasında taşınmazın hem Kocatepe tarihi sit alanı sınırlarında olduğu hem de Başkomutanlık Tarihi Milli Park sınırları içerisinde olduğuna dair bilirkişi raporları verilmiş, yapılan yargılama neticesinde, 12.02.2018 tarih 2016/502 Esas, 2018/93 Karar sayılı karar ile, sanık savunmaları, suç tutanağı içeriği, tutanak tanığı beyanları, yapılan keşif, keşif sonrası verilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in, hem tarihi sit alanı sınırları, hem de Başkomutanlık Milli Parkı sınırları içerisinde inşaat yapmak suretiyle "2873 ve 2863 sayılı Yasalara Muhalefet" suçlarını işlediği, ancak TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı öngeren suç dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan, 2863 sayılı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığın sabıkası bulunmadığından ve yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluştuğundan, CMK'nın 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, katılan ... vekili tarafından karara itiraz edilmesi neticesinde, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/864 d.iş sayılı kararıyla yapılan itirazın kabulü ile, kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış olmakla dosya yeniden ele alınmış ve Mahkemenin 2018/226 esas sırasına kayıt edilmiştir.
Bozma sonrasında başlatılan yargılama sırasında sanık savunmaları alınmış, sanık her ne kadar "suça konu yapının halen yerinde durduğunu ancak ancak imar yasasında yapılan değişiklik gereğince Yapı Kayıt belgesi aldığını, bu nedenle eylemin suç olmaktan çıktığını, ayrıca 7143 sayılı İmar Barışı ile ilgili yasa ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. maddenin 11. fıkrası gereğince İstanbul ve Çanakkale'deki bazı tarihi alanlarda bu madde hükümlerinin uygulanamayacağının belirtilmiş olduğunu, buradan Afyonkarahisar'daki sit alanında da bu maddenin uygulanabileceği sonucunun çıktığını" beyan edip bu nedenle beraatini talep etmiş ise de, 7143 sayılı Yasa incelendiğinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda herhangi bir değişiklik getirmediği, 7143 sayılı Yasa gereğince Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden Yapı Kayıt Belgesi alınmasının suçu ortadan kaldırmadığı ve eylemin suç olmaktan çıkarılmadığı değerlendirilerek sanık savunmalarına itibar edilmemiş, netice olarak sanığın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, verilen kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.11.2018 tarih, 2018/86 Esas 2018/199 Karar sayılı kararı ile "Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanık tarafından dosyaya sunulan 05/07/2018 düzenleme tarihli Yapı Kayıt belgesi gözönüne alındığında 18/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesi uyarınca suça konu yapının belirtilen düzenlemeden faydalanılarak yasal hale getirilip getirilmediğinin ilgili belediyeden sorulup yasada öngörülen süreler de beklenmek suretiyle sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle CMK'nın 280/1-d ve 289 maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına" gerekçesiyle bozulmuş olup dosya mahkemenin 2018/658 esasına kaydedilmiştir.
Bozma sonrasında, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.11.2018 tarih, 2018/86 Esas 2018/199 Karar sayılı kararı doğrultusunda, Kocatepe Büyükkalecik Belediye Başkanlığı'ndan suça konu taşınmaz hakkında alınan yapı kayıt belgesi ile yasal hale getirilip getirilmediğinin sorulması üzerine verilen cevapta yapı kayıt belgesinin geçerli kabul edildiği ve yapıya 20 nolu kapı numarasının verildiği belirtilmekle, sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; sanık ...'in, 31.08.1981 tarihli 8/3580 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile milli park olarak belirlenmiş ve 22.10.1984 tarih ve 17492 sayılı resmi gazetede yayımlanarak 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında milli park olarak ilan edilmiş, ayrıca Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.01.2000 tarih ve 1040 sayılı kararı ile tarihi sit olarak tescil edilen Kocatepe Tarihi Siti içerisinde bulunan arazisinde bina inşa etmak suretiyle görevliler tarafından düzenlenen 09.05.2016 tarihli tutanak ve olay yeri fotoğraflarından anlaşılacağı üzere izinsiz fiziki müdahalede bulunduğu, bu suretle sanığın 2863 sayılı Yasaya ve 2873 sayılı Yasaya muhalefet etmiş olduğu kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin sanığın beraatine ilişkin kararı kaldırılarak, öncelikle suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin hükmü istinaf etme yetkisi de olmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, sanığın ... içtima kuralı gereğince cezası daha ağır olan 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Müşteki Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Yargılama konusu 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden müşteki Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.