Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4201 E. 2026/4200 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4201
Karar No
2026/4200
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1508 E., 2020/1432 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin reddi, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Gerekçeli kararın katılan ... vekiline 14.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra katılan vekili tarafından 02.11.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK'nın 87/4, 53/1-a-b-c-d-e, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii, katılan vekili, katılan Kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/1, 22/3, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan ... vekilinin temyiz isteminin reddi, sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine, vesaire ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına, takdiri indirim uygulanmamasına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile ölen arasında yaklaşık dört yıldır gönül ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde sanık ile ölenin buluştuğu ve sanığın idaresindeki araç ile ormanlık alana gittikleri, araç içerisinde bir miktar alkol aldıktan ve vakit geçirdikten sonra sanığın aynı araç ile öleni evine bırakmak istediği, araç seyir halindeyken ölenin aracın arka koltuğunda oturduğu, ölenin evinin yakınlarına geldiklerinde sanığın ölenin alkollü olması nedeniyle öleni evinin önüne kadar bırakmak istediği, ölenin ise sanık ile birlikte görünmemek için daha uzak bir yerde kendisini araçtan indirmesini istediği, bunun üzerine taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında ölenin aracın kapısını açarak sanığa "dur, yoksa atlarım" dediği, sanığın buna rağmen aracı sürmeye devam etmesi üzerine ölenin araçtan atladığı, ölenin künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda; sanığın savunmalarında öldürme kastı olmadığını, ölenin alkollü olması nedeniyle evine bırakmak istediği sırada araçtan atladığını savunduğu, sanığın sevgilisi olan öleni öldürmesini ya da öldürme kastı ile hareket etmesini gerektirir bir nedenin bulunmadığı; ancak ölenin aracın kapısını açtığı anda atlayacağını öngördüğü ve aracı ile seyrine devam ettiği, ölenin atladığı sırada sanığın idaresindeki aracın hızının tek başına öldürmeye elverişli olmadığı, ölümün olay anında değil sonradan meydana geldiği göz önüne alınarak sanığın öldürme kastıyla değil yaralama kastı ile hareket ettiği kanaatine varılmış olup sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 87/4. maddesindeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan Kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanığın ölenin aracın kapısını açtığını farkettiği; ancak seyrine devam ettiği, ölenin kendisini araçtan atabileceğine ilişkin beyanına rağmen aracını durdurmayıp seyrine devam ettiği, bu sırada araçtan atlayan ölenin ölümüne sebebiyet verdiği olayda; aracın kapısının açık olarak kullanılması halinde içinde bulunanların düşerek yaralanmaları veya ölebileceklerinin sanık tarafından da öngörülmesi gereken bir husus olduğu, buna rağmen sanığın sonucu öngörmesine karşın önemsememesi nedeniyle neticenin meydana gelmesine sebebiyet verdiği, bu şekilde bilinçli taksirle hareket ettiği, sanığın ölene yönelik doğrudan yaralama şeklinde bir eyleminin olduğuna dair delil de bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçeli kararın katılan vekiline 14.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen on beş günlük kanuni süre geçtikten sonra katılan vekili tarafından 02.11.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekâlet ücretine karar verilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi maddesi gereğince hüküm fıkrasına "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.810,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4201, K. 2026/4200, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4201-e-2026-4200-k-d5fe627f6fd1