Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3636 E. 2025/7718 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3636
- Karar No
- 2025/7718
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3684 E., 2021/402 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup,
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK 141/1-a,d,e,h bentleri nedeniyle 360.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; vekalet ücretinin 1.056,00 TL olarak değiştirilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacıya iftira edilen Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs ve TBMM'yi ortadan kaldırma veya görevini Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından beraat kararının verilmesiyle 5271 sayılı CMK’nın 141/1-a-e maddesi gereği kanunlarda belirtilen koşullar dışında davacının tutuklanması, tutukluluğunun devamına yasal koşullar oluşmadan karar verilmesi, kanuna aykırı olarak tutuklandıktan sonra davacı hakkında beraat kararı verilmesi (CMK’nın 141/1-e), 5271 sayılı CMK'nın 141/1-h maddesinde "Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen," kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." ile CMK'nın 107/1. maddesinde" Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir." hükümleri gereğince tutuklamanın uzatılmasına ilişkin gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında kararların davcanın yakınlarına bildirilmemesi ve 5271 sayılı CMK'nın 141/1-d maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5/4. maddesi (Habeas Corpus kuralı), gereğince hakimlerin tutukluyu görmeden, dosya üzerinden karar vermeleri nedeniyle açıklanan amir hükümlerin ihlalleri gerekçe gösterilerek tazminat talebinde bulunulduğuna, hükmün yeterli ve gerekli gerekçeden yoksun olduğuna, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ile beraberinde başka suç işleme, TBMM'yi ortadan kaldırma veya görevini Engellemeye Teşebbüs Etme, TBMM'yi ortadan kaldırma veya görevini Engellemeye Teşebbüs suçunun beraberinde başka suç işleme suçlarından beraat kararının verilmesinin manevi tazminatı gerektirdiğine, örgüt üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının gerekçede yer aldığı üzere istinaf aşamasında değil kesinleştiğine, tutuklama koşullarının ortadan kalktığı her durumda tutukluluğun devamına karar verilmesi halinde kişinin tazminata hak kazanabileceğine, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" iddia ve ithamıyla açılan dava sonucuyla veya verilecek hükümle bir ilgisi bulunmadığına, beraate konu olan suç nedeniyle davacının mesleğinden ihraç edildiğine, manevi tazminat davasının koşullarının oluştuğuna, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/3 60... /370 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme ve TBBM'yi ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs suçunun beraberinde başka suç işleme suçlarından 24.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 26.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 01.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, 24.08.2016-01.12.2017 tarihleri arasında 464 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme ve TBBM'yi ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs suçunun beraberinde başka suç işleme suçlarından beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.03.2018 tarihinde kesinleştiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davasının açılabilmesi için CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesi gerektiği ancak sanık hakkında verilen hükümlerin henüz istinaf aşamasında olduğu ve kesinleşmediği, kaldı ki sanığın tüm suçlardan beraat etmediği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, dolayısıyla koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vekalet ücretinin düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139'uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142'nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece reddedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.056,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacının Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyanda bulunma ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 24.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve 26.08.2016 tarihinde tarihinde tutuklandığı, her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyanda bulunma suçlarından davacı hakkında beraat karar verilmiş ise de; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/3 60... /370 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin verilen 6 yıl 3 ay mahkumiyet kararının, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/2795 Esas, 2019/718 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiğinden, tutuklandığı suçtan mahkumiyetine karar verilen ve mahkumiyeti aşan tutukluluk süresi bulunmayan davacının CMK'nın 141. maddesinin "e" bendi bakımından tazminat hakkının bulunmadığı, aynı maddenin diğer bentleri bakımından ise dosya kapsamında yapılan incelemede tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu değerlendirilmiş olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.