Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3662 E. 2025/7715 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3662
Karar No
2025/7715
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3106 E., 2021/317 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin uzun tutukluluk, adil yargılanma hakkının ihlali ve diğer temel haklarının ihlali nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğuna, davacı lehine tazminata hükmedilme koşullarının somut olayda oluştuğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/7 47... /341 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.03.2017 tarihinde gözaltına alındığı ve 24.03.2017 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının kanuni süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmış olması, akabinde önemi ve mahiyeti tartışmaya konu dahi olamayacak bir niteliği haiz olan .... Silahlı Terör Örgütüne Üyelik suçlamasına konu soruşturmanın yaklaşık olarak sekiz ay gibi bir sürede tamamlandığı, dosyanın, mahiyeti adliyelerin iş yükü nazara alındığında makul bir süre içerisinde tamamlanarak kamu davasının açılmış olması, mahkemece iddianamenin kabul kararından yaklaşık doksan gün sonra ilk duruşmanın yapılarak sanığın sorgu ve delillerinin toplanmış olması, akabinde iki celse daha yapılarak davacı hakkında cezalandırılmasına dair karar verilmiş olması hususları kül halinde nazara alındığında soruşturma ve kovuşturma evresinin fiilen yaklaşık on dört aylık sürede tamamlandığı bu suretle davacı vekilinin davacının makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığı, makul süre içerisinde yargılamasının yapılmadığı bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı şeklindeki tespitlerinin mesnetsiz olduğu, tüm ayrıntıları ile izah edilen gerek soruşturma gerekse kovuşturma sürecinin makul yargılama hususunda İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve T.C. Anayasa'sının belirlemiş olduğu ölçütler ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in ölçü ve kriterlerine uygun olduğu, öte yandan davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmeyerek cezalandırıldığı, hakkında hükmolunan cezanın ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesinde istinaf incelemesinde olduğu anlaşıldığından hakkında tatbik edilen gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma tedbirlerinin hukuka uygun olduğu ve haksız uygulama niteliğini haiz olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde davacının 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/7 47... /341 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin verilen 7 yıl 6 ay mahkumiyet kararının, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/2476 Esas, 2019/5313 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiğinden, tutuklandığı suçtan mahkumiyetine karar verilen ve mahkumiyeti aşan tutukluluk süresi bulunmayan davacının CMK'nın 141. maddesinin "e" bendi bakımından tazminat hakkının bulunmadığı, aynı maddenin diğer bentleri bakımından ise tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu değerlendirilmiş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3662, K. 2025/7715, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3662-e-2025-7715-k-e68bb2d11a70