Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4124 E. 2025/7692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4124
Karar No
2025/7692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2093 E., 2021/884 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve elkoyma nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının kamu görevinden ihraç edildiği tarihten tahliye edildiği tarihe kadar asgari ücret üzerinden hesaplanan 4.320,08 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince CMK'nın 280/1-a ve HMK'nın 353/1.b.2-3 maddeleri uyarınca; 1-Hükümdeki maddi tazminat miktarına ilişkin "4.320,08 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden (17/08/2016) itibaren işleyecek yasal faizi" ibaresinin çıkartılarak yerine, "4.233,18 TL maddi tazminatın 29/10/2016 ihraç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi" ibaresinin yazılması, Hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin " 6.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden (17/08/2016) itibaren işleyecek yasal faizi" ibaresinin çıkartılarak yerine, "gözaltı dönemi yönünden 500,00 TL manevi tazminatın 17/08/2016 gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tutukluluk dönemi yönünden 12.500,00 TL manevi tazminatın 25/08/2016 tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte," ibaresinin yazılması, Hükümdeki vekalet ücretine ilişkin "1.238,41 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine, "2.067,99 TL" ibaresinin yazılması," suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının üzerine atılı suçun niteliği, sosyal ve aile yaşamı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, hükmolunan vekalet ücretinin yanlış hesaplandığına, maddi tazminat hesabında avukatlık vekalet ücreti ile diğer harcamaların dikkate alınması gerektiğine, davacının ikametinde yapılan arama neticesinde eşyalarına el konularak yaklaşık 4 yıl süreyle tasarruf hakkı engellendiğine, sair nedenlere ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğuna, reddedilen kısım nedeniyle vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/129 esas, 2017/103 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 17.08.2016-20.08.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında ve 25.08.2016-03.02.2017 tarihleri arasında 162 gün tutuklu olmak üzere toplam 165 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 29.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacı asile tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 10.06.2021 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 14.06.2021 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki kesinlik sınırı itibariyle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1- 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının vekilinin talebinin el konulan eşyaların zamanında iade edilmemesine de ilişkin olduğu anlaşılmakla; söz konusu talebe ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek, talebin 5271 sayılı Kanun'un CMK 141/1-j bendi kapsamında kalıp kalmadığı hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- 29.10.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki düzenleme dikkate alınarak; meslekten 29.10.2016 tarihinde ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü ile tahliye tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine "3.499,20" TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihin de "15.11.2016" olarak belirlenmesi gerekirken, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "4.233,18" TL olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,

3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda her iki dönem için eksik manevi tazminata hükmolunması,

4-Gerekçeli karar başlığında "29.07.2019" olan dava tarihinin "10.06.2019" olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğündenAdana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4124, K. 2025/7692, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4124-e-2025-7692-k-9c04c92e878a