Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3626 E. 2025/7973 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3626
Karar No
2025/7973
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2001 E., 2021/276 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.02.2021 tarihli, 2019/2001 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararının davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 13.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 09.08.2016-03.02.2017 tarihleri arasında 178 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile 100.000,00 TL maddi tazminat ve 250.000,00 TL manevi tazminat talebinin İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulü üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince 5.772,73 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 20.772,73 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarı ve davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacı vekilinin 05.04.2021 tarihli temyiz isteminin katılma yolu ile temyiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Davacı vekili, yokluğunda verilen hükme karşı, gerekçeli kararın 22.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine 28.03.2021 tarihinde tebliği üzerine 05.04.2021 tarihinde süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davacı tarafın temyiz isteminin, esasen davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda, davalı taraf açısından 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması sebebiyle davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak davacı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmaması nedenleriyle davacı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3626, K. 2025/7973, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3626-e-2025-7973-k-19f91bc54338