Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16922 E. 2025/15973 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16922
Karar No
2025/15973
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2335 E.- 2022/1734 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/341 E. -2021/20 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.06.2017 tarihinde davacıların eşi, babası, oğulları ve kardeşi olan ...'in davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davacı ... eşinin desteğinden yoksun kaldığı için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... babasının desteğinden yoksun kaldığı için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... oğlunun desteğinden yoksun kaldığı için 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... oğlunun desteğinden yoksun kaldığı için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için kardeşinin vefatı nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için kardeşinin vefatı nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için kardeşinin vefatı nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 27.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talebini davacı ... için 155.848,30 TL, davacı ... için 56.942,63 TL, davacı ... için 53.030,18 TL, davacı ... için 51.976,89 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... yönünden 155.848,30 TL, davacı ... yönünden 56.942,63 TL, davacı ... yönünden 53.030,18 TL, davacı ... yönünden 51.976,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile ...'dan tahsiline; manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... yönünden 28.000,00 TL, davacı ... yönünden 24.000,00 TL, davacı ... yönünden 20.000,00 TL, davacı ... yönünden 20.000,00 TL, davacı ... yönünden 8.000,00 TL, davacı ... yönünden 8.000,00 TL, davacı ... yönünden 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile ...'dan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat davalarının tamamının kabulü gerektiğini, davalı ... vekili lehine yedi ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini, bu hali ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup onun da davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan araçta her ne kadar bakım ve onarım gerektirir arıza mevcut ise de aracın kaza tarihi itibariyle mevcut haliyle kullanılır durumda olduğunu, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında aracın sağ ön ve sağ arka lastiğindeki patlaklığın kazanın sebebi değil sonucu olduğunu, aracın belirtilen lastikleri patlak olduğu için kaza meydana gelmeyip kazanın meydana gelmesi neticesinde lastiklerin patladığını, kazanın meydana geldiği gün, kazaya karışan aracı almak için müteveffa ile birlikte karar verip hareket ettiklerini, aracın durumu hakkında her ikisinin de aynı bilgiye sahip olduğunu, dolayısıyla tarafların birinin sürücü birinin yolcu olmasından öte en başından beri birlikte hareket ettiklerini, her ikisinin de eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini,16.09.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, yalnızca meydana gelen olay ile müteveffanın ölümü arasındaki illiyet bağı değerlendirilmiş olup belirtilen bu hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle tarafların kusurunun ayrıca değerlendirilmediğini, kararda vefat edenin, anne ve babasına desteğinin somutlaştırılmayıp desteğin vefatı ile ne derece destekten yoksun kaldıklarının dayanakları ile belirlenmediğini, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hazırlandığını oysa, 01.06.2015 tarihinden sonraki hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosunun dikkate alınmasının zorunlu olup aynı şekilde hesaplamalarda iskonto oranının (teknik faiz) %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, 03.06.2019 tarihli raporda "Olayın kasti bir hareketle meydana gelmemesi nedeniyle bağlanan ölüm geliri rücuya konu edilemeyeceğinden tazminat miktarlarından ölüm geliri düşülmemiştir." denilmekte olup bu durumda, davacıların aynı kazadan ve aynı eylemden dolayı iki kez kazanç sağlamış olduklarını, oysa bağlanan aylık gelirin tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, 24.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda hatır taşımacılığı nedeniyle yapılan %20 indirimin 03.06.2019 tarihli raporda belirtilen tutar üzerinden yapılması gerekirken hüküm tarihine en yakın asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile belirlenen tutarlar üzerinden yapılmasının yerinde olmadığını aksi halde hem güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, hem de kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olacağını, davacı tarafa verilen ve ihtarla bildirilen kesin süre içerisinde fatura bedelleri ödenmediğinden bahse konu adli tıp raporlarının delil olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, vekalet ücretinin, hükmedilen toplam tutar üzerinden belirlenmesi gerekirken her alacak kalemi yönünden ayrı ayrı belirlenmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın yaptığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

1.Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin davalı ...'a ilişkin ve davalı ...'ın bu davacılara ilişkin temyiz itirazları yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre; davacı ... için 56.942,63 TL maddi, 24.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 80.942,00TL tazminatın kabulüne, 6.000,00 TL manevi tazminatın reddine, davacı ... için 53.030,18 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 73.030,18 TL tazminatın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın reddine, davacı ... için 51.976,89 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 71.976,89 TL tazminatın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın reddine, davacı ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, 12.000,00 TL manevi tazminatın reddine, davacı ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, 12.000,00 TL manevi tazminatın reddine, davacı ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, 12.000,00 TL manevi tazminatın reddine karar verilmiş olup adı geçen davacılar yönünden hükmolunan ve reddedilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacılar ..., ..., .. vekilinin davalı ...'a ilişkin ve davalı ... vekilinin bu davacılara ilişkin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... vekilinin davalı ...'a ilişkin ve davalı ... vekilinin bu davacıya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., . vekilinin davalı ...'a ve davalı ... vekilinin bu davacılara ilişkin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin davalı ...'a ve davalı ... vekilinin bu davacıya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'e, davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16922, K. 2025/15973, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16922-e-2025-15973-k-9c4d5329dba3