Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3640 E. 2025/7970 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3640
Karar No
2025/7970
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1910 E., 2021/370 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve adli kontrol nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinde işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının 500,00 TL olarak değiştirilerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaparken gözaltına alınıp tutuklandığı, yaşadığı büyük haksızlıklar nedeniyle ruhsal çöküntü yaşadığı ve severek yaptığı mesleğinden istifa ettiği, tüm bu yaşananlara karşılık hükmedilen manevi tazminatın çok düşük ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, tazminat davasının yasal koşullarının oluşmadığına, davanın kısmen reddine rağmen taraflarına vekalet ücretine takdir edilmediğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/30603 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve 17.06.2016 tarihinde tutuklandığı ve 21.07.2016 tarihinde adli kontrol ile serbest bırakıldığı ve yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 05.04.2018 tarihinde verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının değiştirilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 500,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki manevi tazminatın az olması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3640, K. 2025/7970, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3640-e-2025-7970-k-2e20b7f81305