Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3647 E. 2025/7969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3647
Karar No
2025/7969
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3488 E., 2021/565 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve el koyma nedeniyle 15.077,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 219,60 TL maddi tazminatın ve 1.000,00 TL manevi tazminatın 21.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatların uğranılan maddi ve manevi zararların telafisine yetecek düzeyde olmadığına, davacının icra ettiği meslek toplum içerisindeki sosyal statüsü dikkate alınmadan belirlendiğine, kararın adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna, ceza davası kapsamında müdafiye ödenen vekalet vekalet ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarları sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazla olduğuna, davanın yasal koşullarının oluşmadığına, davanın kısmen reddedilmesi karşısında davalı lehine de tazminat verilmesi gerektiğine, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/18314 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.07.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 24.07.2017 tarihinde serbest bırakıldığı, 21.07.2017-24.07.2017 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı ve yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 28.01.2019 tarihinde verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Davacının SGK Hizmet Döküm Belgesine göre gözaltında kaldığı döneme ilişkin tüm primlerinin ödendiği anlaşılmakla; davacının gözaltına alındığında çalıştığı iş yerinden, gözaltında kaldığı süreler içerisindeki maaşının kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği araştırılıp, kesinti yapılmamış olması veya maaşının ödenmiş olması halinde herhangi bir gelir kaybının bulunmadığı dikkate alınarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde maddi tazminata karar verilmesi,

2-Davacı vekilinin dava dilekçesinde haksız arama ve el koyma nedeniyle de tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla; arama ve el koymaya ilişkin tutanakların denetime elverişli onaylı suretlerinin dosya içerisine alınarak, el konulan eşyaların iade edilip edilmediği, edilmiş ise tarihi ve varsa zararın net bir şekilde belirlenerek, davacının bu talepleri yönünden 668 sayılı KHK hükümleri de dikkate alınarak tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin gerekçeli kararda açıkça bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

3-Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, hükmedilen tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen faiz başlangıç tarihinin "21.07.2017" olarak belirlenmesi yerine, mahkemece tazminat miktarlarına ''21.07.2016'' tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi,

4-Soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 825,00 TL maktu vekalet ücretinin 28.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "135,88" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "219,60" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3647, K. 2025/7969, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3647-e-2025-7969-k-73c11a8a2ac0