Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3236 E. 2024/96 K. – Trafik Güvenliğini
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3236
- Karar No
- 2024/96
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2015/258 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası gereğince ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2015/258 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/5738 Esas, 2019/17147 Karar sayılı ilâmıyla, "Hükmün gerekçe kısmında, sanığın mahkeme huzurundaki tutumu gereğince hakkında takdiri indirim yapıldığı belirtildiği halde, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “sanığın benzer suçtan sabıkasının olması ve sanık hakkında takdiri indirimi gerektirir olumlu kanaat oluşmaması” gerekçe gösterilerek TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/54 Esas, 2020/603 Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası gereğince ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.01.2021 tarihli ve 2020/85699 sayılı, sanık hakkında basit yargılama usulü hükümleri çerçevesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinden bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi, takdiri indirim hükümlerine, lehe hükümlere ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Sanığın gece saat 01:30 civarında mağdura ait olan otobüsü şalterini açmak sureti ile çalıştırdığı ve mağdurun rızası olmaksızın bulunduğu yerden alarak bir süre kullandığı, aracı park halinde bulunduğu yerden kaldırırken hafif çarpmalar sonucunda araca maddi hasar verdiği, yine aracı kullanırken çamura girdiği ve çıkamadığı, aracı çamurda sağlandığı yerde bıraktığı, olay günü sanığın savunmasında da kabul ettiği üzere oldukça alkollü olduğu anlaşılmakla sanığın öncelikle alkollü olarak ... kullanmak ve bu şekilde maddi hasar oluşturacak nitelikte kaza yapmak sureti ile üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği anlaşılmış, bu sebeple sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, temel ceza belirlenirken sanığın oldukça alkollü olmasına rağmen ... kullanması nedeni ile orantılılık ilkesi nazara alınarak cezasında artırıma gidilmiş, benzer suçtan sabıkasının olduğu ve bu nedenle sanık hakkında takdiri indirimi gerektirir olumlu kanaat oluşmadığı kanaatine varılmakla sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmamış, ne var ki sanığın benzer suçtan mahkumiyetinin bulunması, buna rağmen alkol alarak aynı suçu işlemiş olması ve sabıkalı geçmişi nedeni ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından dolayı sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın ertelenmesine karar verilememiş, şartları mevcut olduğundan dolayı sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış, her ne kadar sanık hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmolunmuş ise de sanığın benzer suçlardan sabıkalı geçmişi de dikkate alınarak cezanın ıslah amacına hizmet etmeyeceği kanaatine varıldığından dolayı sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlarına çevrilmesine karar verilememiş ve sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" şeklindedir. 2. Sanık alınan savunmasında "...Ben olay günü ailevi problemlerimden dolayı alkol almıştım. En az 10-15 tane bira içtiğimi hatırlıyorum. Daha da fazla içmiş olabilirim. Dolayısıyla tam olarak aklım başımda değildi. Aydoğan Turizm de daha öncesinde muavinlik yapmıştım. Ancak otobüs kullanmamıştım. Alkollü bir şekilde gezdiğim sırada gece saat 00.00 sıralarında Kamil Koç firmasına ait otobüsün bir tanesinin ön kapısının açık olduğunu gördüm. Alkolün etkisiyle otobüsün içerisine girdim. Bir süre oturdum. Daha sonra aşağıya inip bir süre benzinlik içerisinde dolaştım. Yine aynı yerde park halinde olan Kamil Koç firmasına ait başka bir otobüs daha gördüm. Onun kapısı da açıktı. Daha önce muavinlik yaptığım için bir anlık hevesle otobüse bindim, Elektrik şalterini kaldırdım. Anahtarı zaten kontak üzerindeydi. Daha sonra otobüsü çalıştırıp geri geri çıkmaya çalıştım. Ancak zannederim çarpma nedeniyle ilk başta durdum. Sonra tekrar benzinlikten geri geri sürerek otobüsü çıkarttım. Daha sonra Alparslan Mahallesi istikametine doğru sürerek götürdüm. Orada bir yerde otobüs çamura saplandı. Manevra yaptım ancak kurtaramadım. Otobüs biraz yan yatar gibi olunca korktum. Kapıyı açamadığım için çatlak olan camı kırıp dışarıya çıktım. Daha sonra yürüyerek evime gittim. Bu olay tamamen alkolün etkisi altında meydana gelmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. 31.03.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, 02.04.2015 tarihli Olay, Araştırma Tespit ve Yakalama Tutanağı ile olay yerine ilişkin fotoğraflar dosyada mevcuttur. 4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümleri çerçevesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinden bahisle hükmün bozulması önerilmiş ise de, Mahkemenin uygulamama kanaatinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi uygulanmaması takdir kılınmakla, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; "Sanığın sabıkalı geçmişi ile öne çıkan olumsuz kişiliği ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından dolayı ..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/54 Esas, 2020/603 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.