Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2604 E. 2024/1269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2604
- Karar No
- 2024/1269
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 11.10.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hukuka ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin, ceza evi harcamalarının, ziyaret masraflarının tutuklanmadan kaynaklı sağlık sorunlarına ilişkin sağlık masraflarının zarar olarak verilmesi gerektiğini, maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/436 Esas, 2018/495 Karar sayılı ceza dosyasında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.08.2016 - 13.10.2017 tarihleri arasında 424 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 09.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 18.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürenin infaz gördüğü, başka bir cezasından mahsup edilmediği, her ne kadar davacı yaşadığı gelir kaybı, 01.09.2016 tarihli 672 sayılı KHK ile ihraç kararı verilmezden önce ifa ettiği görevine ilişkin iktisabı muhtemel mesleki tazminat ve maddi haklar, cezaevinde yaptığı kişisel harcamalar, ihraç kararı sonrası ailesinin lojmandan çıkarılmasıyla sarf edilen kira harcamaları, ailesinin tutuklu kaldığı süreçte kendisini tutukevinde ziyaret etmek için yaptığı harcamalar, davacının hastalığı ve hastalığına ilişkin yaptığı yol masraflarına dair maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; polis memuru olarak çalışmaktayken KHK ile meslekten ihraç olan davacıya, 2016 yılı Ağustos ayına kadar 2/3 oranında maaş ödemesinin yapıldığı bildirildiği, benzer kalemlerin öncelikle çalıştığı kurumdan talep edilmesi gerekliliği karşısında buna ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklamanın şahıs üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınarak, zenginleşme sonucunu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır şekilde manevi tazminat verilmesi gerektiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin, ceza evi harcamalarının, ziyaret masraflarının tutuklanmadan kaynaklı sağlık sorunlarına ilişkin sağlık masraflarının zarar olarak verilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 13.10.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 17.776,88 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmemesi, 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.