Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2503 E. 2025/1201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2503
Karar No
2025/1201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1467 E. 2022/465 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2017 tarihli, 2015/40 Esas, 2017/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.05.2017 tarih, 2017/932 Esas, 2017/1298 Karar sayılı kararı ile hükmün; " 08/10/2014 tarihli Şehir plancısı ve mimar tarafından İstanbul 2. Nolu KVK Bölge Kurulu Müdürlüğüne sunulan raporda Ekim-2014 te yerinde yapılan incelemede, kurulca uygun bulunan rekonsrüksiyon projesine aykırı şekilde binanın betonarme bir apartman şeklinde yapıldığı, yapının tescilli bir yapının rekonsrüksiyonu olduğunun algılanmadığı, kapı pencere şekillerinin ve cephelerin, boşluk oranlarının tamamen farklı olduğu bildirilmiş ve bu rapor üzerine 21/10/2014 tarihli karar ile suç duyurusunda bulunulması üzerine sanıklar hakkında dava açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece atanan bilirkişiye görev verilerek yerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan 09/11/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın kapalı ve kilitli olmasından dolayı bina içinde herhangi bir tespit yapılamadığı, dışarıdan yapılan incelemede projesine aykırı olarak kapı pencere şekillerinin değiştirildiği, cephedeki boşluluk, doluluk oranlarının farklı bir şekilde yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Yine mahkemece atanan bilirkişiye görev verilerek yerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan 08/12/2016 tarihli bilirkişi ek raporuna göre cephe sıvasında pencerelerin üstüne gelen kısımlarının ovalleştirildiği, çıkmaların altına cephe süsleme malzemelerinin yapıldığı, bina kat silmelerinin tamamlandığının gözlemlendiği, ancak söz konusu taşınmaz keşif günü kilitli olduğu için içerisinin incelenme imkanının bulunamadığı raporda bildirilmiştir. Mahkemece, yapılan değişikliğin aslına uygun olup olmadığı, Fatih Belediye Başkanlığından yazı ile sorulmuş ve gönderilen 20/01/2016 tarihli cevabi yazı ile "cephede bazı değişikliklerin yapıldığı ancak bina içine girilemediğinden yapılan değişikliğin aslına uygun olup olmadığının detaylı şekilde değerlendirilemediği" bildirilmiştir. Suç konusu yapının İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24/07/2013 tarih ve 954 sayılı kararı ile uygun bulunmuş olan rekonstrüksiyon projesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapıdaki eksikliklerin sonradan projeye uygun hale getirilip getirilmediği konusunda mahalinde keşif yapılarak ve binanın dışındaki ve içindeki uygulamaların konusunda uzman bilirkişiye incelettirilerek binanın projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilmeksizin sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş olması ile bina içine girilmediği halde bina içindeki uygulamaların projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda tam bir açıklama içermeyen bilirkişi raporlarının hükme esas alınmış olması, Usul ve yasaya aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-g ve 230/1-c madde fıkraları uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarih, 2017/371 Esas, 2018/719 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 184/5. Maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 4.Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 03.09.2019 tarih, 2019/667 Esas, 2019/3924 Karar sayılı kararı ile hükmün; "CMK'nın 284/1 maddesi gereğince uyulması zorunlu olan Dairemiz 11/05/2017 tarih, 2017/932 Esas, 2017/1298 Karar sayılı bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmakla, değinilen hususun kesin hukuka aykırılık kapsamında kaldığı anlaşılmakla, Katılan vekilinin istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kesin hukuka aykırılık nedeniyle CMK 289/1-e maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükmün BOZULMASINA," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarih, 2019/503 Esas, 2021/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Kararın katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince duruşma açılmasına karar verilerek, 25/01/2022 tarihli, 2021/1467 E. 2022/465 K. sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.05.2022 tarih, 2022/51984 nolu ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın sanıklardan Faruk Altu'a ait olup , İstanbul Fatih ilçesi, 144 pafta 780 ada, 5 ve 6 parsel sayı ile kayıtlı bulunup iş yeri amaçlı kullandığı, İstanbul I numaralı KTVK Bölge Kurulunun 12/07/1995 tarihli 6848 sayılı kararı ile belirlenen kentsel sit alanı içerisinde kaldığı, aynı zamanda Bakanlar Kurulunun 03/07/2007 tarihli 2007/12375 sayılı kararı ile ilan edilen yenileme alanı içinde kaldığı, İstanbul I numaralı KTVK Bölge Kurulunun 26/01/2005 tarihli 405 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil kaydının bulunduğu ve İstanbul Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 17/02/2012 tarihli 363 Sayılı kararı ile Koruma Grubunun II olarak belirlendiği dosyada mevcut kurum cevabi yazılarından ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın bodrum kat-zemin kat-2 normal kat-çatı katı olmak üzere toplam 5 katlı betonarme karkas tarzda inşa edilmiş iş yeri amaçlı kullanılan taşınmazda idarece ve koruma kurulunca düzeltmelerle uygun bulunan rekonstrüksiyon (eski hale uygun yeniden yapım) projesine, iznine aykırı uygulamalarla ilgili olarak keşif neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre yapılan ve raporda belirtilen uygulamaların tescilli taşınmaza zarar vermeyen ancak taşınmazın bütünü ve özgün yapısı ile uygun olmayan onaylı rekonstrüksiyon projesine aykırı esaslı inşai faaliyetler olduğu, yine bir kısım uygulamaların da basit onarım kapsamında uygulamalar olduğu, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından verilen 04/06/2020 tarihli rapordan anlaşılmaktadır. Buna göre dava konusu olan taşınmazın kentsel sit alanında kaldığı yine yenileme alanı içerisinde kalıp korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil kaydının bulunması karşısında sanık ...'un taşınmaz sahibi ve sanık ...'ın ise teknik uygulama sorumlusu olduğu dönemde yapılan, sözü edilen uygulamalardan sorumlu olacağının açık olduğu, sözü edilen ve raporda ayrıntıları yazılı izinsiz uygulamaların esaslı inşai faaliyet olması nedeni ile taşınmazın bütünü ve özgün yapısı ile uyumlu olmayışı ve onaylı rekonstrüksiyon projesine aykırı oluşu karşısında her iki sanığın da eyleminin 2863 sayılı yasanın 65/1 md kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, aynı zamanda ruhsata tabi olmayan basit onarımların bulunduğu uygulamalar var ise ve bu nedenle yasanın 65/4 md kapsamında değerlendirilebileceği ön görülse de esaslı inşai faaliyet nedeni ile TCK 44 md gözetilerek her iki sanığın da 2863 sayılı yasanın 65/1 md gereğince mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinden bahisle sanığın beraatine ilişkin hükmün kaldırılarak mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tarihi ve kentsel sit alanı içerisindeki korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıda kurul tarafından onaylı projeye aykırı olarak müdahalede bulunulduğu sabit olan dosya kapsamında, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat mühendisi ve arkeolog- sanat tarihçi bilirkişi heyeti raporu ve ek raporu ile; projeye aykırı eylemler nedeniyle tescilli taşınmazda zarar meydana gelmediği, eylemlerin bir kısmının zarara neden olmayan esaslı inşai faaliyet niteliğinde, bir kısmının ise zarara neden olmayan basit tadilat niteliğinde olduğunun belirtildiği, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6498 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesinin, bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulan yerlerdeki izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğindeki eylemleri de kapsadığı, zarara neden olmayan fiillerin “basit onarım” niteliği taşıması veya “inşai ve fiziki müdahale” niteliği taşısa dahi suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle faaliyette olan Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu bulunması halinde 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği ve suç tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın KUDEB sorumluluk alanı içerisinde yer aldığı anlaşılmakla; sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 6498 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2503, K. 2025/1201, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2503-e-2025-1201-k-c85f9669d343