Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1890 E. 2025/1953 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1890
Karar No
2025/1953
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/47 E., 2021/468 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde,

Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu ve 300,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi nedeniyle toplam 800,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu,

Davacı vekili yönünden 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 37.625,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 127.286,00 TL manevi tazminatın gözaltına alına tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin talebinin reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 07.12.2020 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece 300,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 500,00 TL manevi tazminatın gözaltına alına tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; yargılamaya konu olan tutuklamasının başka mahkumiyetlere mahsup edilmiş olmasından dolayı sembolik bir tazminata hükmedilmesinin hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğuna, ülke parasının alın gücünün bu kadar düşmüş olduğu bir dönemde ve yargıtayın mahsup edilmiş olsa bile maddi ve manevi tazminat hakkının olduğuna dair kararlarına rağmen salt Yargıtay kararlarına uymuş gibi yaparak özde uymama durumu olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2015/408 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 29.11.2006 - 09.07.2007 tarihleri arasında 222 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.12.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve 01.12.2006 - 09.07.2007 tarihleri arasındaki 220 günlük tutukluluk süresinin Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 tarih 2018/90 Değişik iş sayılı kararı ile 2014/80 esas 2017/537 karar sayılı dava dosyasından almış olduğu, 4 yıl 19 aylık hapis cezasından mahsup edildiğinin belirlendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek iki günlük gözaltı ve mahsup edilen tutukluk süresi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A) Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyiz isteğinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı HUMK'un 432. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B) Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1890, K. 2025/1953, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1890-e-2025-1953-k-43b587cbb493