Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5003 E. 2025/979 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5003
- Karar No
- 2025/979
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/898 E., 2021/2597 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız soruşturma, gözaltı, tutuklama nedeniyle 600.000,00 TL maddi, 350.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faiz talebinin kısmen kabulü ile 5.647,40 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 4.500,00 TL olması gerektiği, maddi tazminatın fazla olup 1.821,38 TL olması gerektiği, tazminata esas dosyada maktu vekalet ücreti olan 660,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile verilmesi gerektiğinden, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız yargılamadan dolayı zoraki emekli olduğunu, hem işinden hem özgürlüğünden olduğunu, hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, müvekkilinin zararı ile hükmedilen tazminatın orantısız olduğunu, ailesinin zarara uğradığını, müvekkilinin bir çok borçlanma altına girdiğini, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/31078 Soruşturma, 2018/16547 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 04.08.2016 - 28.09.2016 tarihleri arasında 55 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 13.06.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 17.07.2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutuklama süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinin ardından verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerine, davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2.Tahliye tarihi olan 28.09.2016 tarihinden sonra 01.10.2016 kamuda emeklisi olarak görünen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, maaş maddi gelir kaybı bulunmadığından gelir kaybı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.