Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9224 E. 2025/4532 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9224
- Karar No
- 2025/4532
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2579 E., 2020/171 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 22/6, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kaza sırasında aracı ölenin kullandığına, gerçekleşme şekli tam olarak aydınlatılmamış olay ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, sanığın lehine somut delillere değinmeden hüküm kurulduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; meskun mahal dışında gündüz vakti 217 promil akollü sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile yanında dayısı ... ile iniş eğimli sola keskin virajlı eğimli il yolunda seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol üzerinde sola savrulduğu, sol ön tekeri ile yolun solundaki bordür taşına çarpıp sürterek yan bir şekilde tekrar savrulup yoldan çıkarak, sol taraftaki şarampole yan vaziyette takla atıp ters halde dönerek durması şeklinde meydana gelen kaza neticesinde ...'ın olay yerinde öldüğü, sanık suçlamaları inkar etmiş ise de mahallinde yapılan keşif, yeminli tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre kaza anında aracın sanığın idaresinde olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, ölen kişinin sanığın dayısı olması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 22/6. maddesi uygulandığı anlaşılmıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; sanığın asli ve tamamen kusurlu oluşu ile hak ve nasafet kuralları da gözetilerek TCK'nın 85/1. maddesinde belirtilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sureti ile sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, sanığın taksirli hareketi sonucu münhasıran kendisinin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyetinin söz konusu olmadığı ve hakkında TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin hüküm fıkrasında bir gün karşılığı miktarın belirlenmesine ilişkin uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve eksik yargılama giderine hükmolunması şeklindeki hukuka aykırılıklar nedeni ile duruşmalı inceleme yapılarak duruşma sırasında yazılan talimat üzerine sanığın, müdafiisinin de huzuru ile, kaza anında aracı süren kişinin kendisi değil ölen dayısı olduğu yönündeki eski savunması doğrultusunda savunma yaptığı, tüm dosya kapsamına göre kamu görevlisi tanıkların beyanları karşısında, kaza sonrasında sanığın aracın şoför mahallinde ve sıkışık bir halde görüldüğü, oradan itfaiye yardımı ile çıkarıldığı, bilahare ambulans ile Eskişehir’de bulunan hastaneye götürülürken sorulması üzerine araç şoförünün kendisi olduğunu belirttiği, bu hali ile kaza anında aracı süren kişinin sanık olduğunun kesin şekilde ortaya çıktığı, bu bakımdan sanığın kaza anında aracı kullanmadığı, ayrıca gelen sağlık görevlilerine araç kendisinin olduğu için aracı sürenin de kendisi ve alkollü olduğu yönünde cevap verdiği şeklindeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilemeyeceği sonucuna varılmış, direksiyon simidi üzerinden alınan biyolojik svap örneklerinin incelenmesi sonucu düzenlenen rapor dosyaya getirtilmemiş ise de, esasen sanığın aşamalarda kaza yapan aracı kendisinin de kullandığını belirtmesi karşısında, bu hususun sonuca etkisi bulunmayacağı değerlendirilmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından da kaza anında araç şoförünün sanık olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmediği belirtilmiş olup sanık hakkında TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.