Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8810 E. 2024/5640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8810
Karar No
2024/5640
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2486 E., 2020/251 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 2.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine; 23.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "2.000 TL" ve vekalet ücretinin "1.056 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas - 2018/91 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacını silahlı terör örgütüne üye olma ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından 13/10/2016 - 02/06/2017 tarihleri arasında 239 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27/03/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince Davacının suç delillerini yok etmek ve örgüte bilerek isteyerek yardım etmek suçlarından hakkında tutuklama kararı verildiği, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklandığı suçlardan yapılan yargılama neticesinde TCK'nın 314/2. maddesi gereğince örgüt üyeliği suçlamasında CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ancak suç delillerini yok etmek suçundan ise mahkumiyetine hükmedildiği, bu suçtan verilen 7 ay 15 gün hapis cezasının CMK' nın 231/5. madde gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen toplam süresinin 232 gün olduğu, hakkında verilen mahkumiyet hükmü dikkate alındığında mahkumiyet süresinden fazla tutuklulukta kaldığı, bu nedenle fazla kaldığı süre için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği halde bu durum gözetilmeden kısıtlı olarak geçirdiği tüm süre için fazla manevi tazminata hükmedilmiş olduğu gerekçesiyle hükmün manevi tazminat miktarı ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Davacının tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas - 2018/91 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüte bilerek isteyerek yardım etme ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından tutuklanmasına karar verildiği ancak yalnızca örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, yapılan yargılama neticesinde davacının üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan ise 7 ay 15 gün hapis ceza ile mahkumiyetine, CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve davacının tutuklu kaldığı sürenin mahsubuna karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının 27/03/2018 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık denetim süresinin dolduğunun anlaşılması karşısında, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, sonucuna göre davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin mahsup edilebileceği husususun değerlendirilebileceği gözetilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8810, K. 2024/5640, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8810-e-2024-5640-k-6fc4ebc90681