Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/857 E. 2024/7201 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/857
- Karar No
- 2024/7201
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/377 E., 2016/255 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık ... hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından, katılan sanık ... hakkında kurulan hükmün; katılan sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 50/1-a, 52/4, 63 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, katılan sanık ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 50/1-a, 52/4 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan sanık ... yönünden temel cezanın, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddelerinin gösterilmesi suretiyle düzeltilerek onama, sanık ... yönünden ise temel cezanın, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddelerinin gösterilmesi ve katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve ceza miktarına, katılan sanık müdafiinin temyiz isteği, her iki sanık yönünden ceza miktarına ve 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, kusuru bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan sanık ... idaresindeki otomobille, meskun mahalde, gündüz vakti, iki gidiş, iki geliş, dört şeritli bölünmüş yolda, sol şeritte seyrettiği sırada, sola dönmek için bir miktar sola yönelip duran diğer sanık sürücü ... idaresindeki kamyonu fark ettiğinde, ona çarpmamak için sola yöneldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracının sağ yan kısımları ile kamyonun sağ ön köşe-yan kısımlarına çarpıp savrularak yol dışı kalmasıyla, otomobilde yolcu bir kişinin ölümü, katılan sanık ...'ın hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mahkemece, katılan sanık ve sanığın eşit oranda neticeye sebebiyet verdikleri kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi, katılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A)Katılan Sanık Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün birinci fıkrasının 3.maddesinin hükümden çıkartılarak yerine “Katılan sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının katılan sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B)Sanık Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-)Sanık hakkında verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, 2-)Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün ikinci fıkrasının 3.maddesinin hükümden çıkartılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin ve hükmün dokuzuncu fıkrası olarak ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.600 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlar ... ve ...'a verilmesine'' ibaresinin eklenmesiyle suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.