Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8528 E. 2023/3159 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8528
- Karar No
- 2023/3159
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/614 E., 2020/993 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2013 tarih 2013/412 Esas 2013/438 Karar sayılı kararında kazanın oluşumunda sanığın herhangi bir kusuru bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. 2. Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 31.10.2014 tarih 2013/29670 Esas 2014/21530 Karar sayılı kararı ile; "sanığın hızını kullandığı aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayan sanığın tali derecede kusurlu olduğundan mahkumiyeti yerine beraatine ilişkin hükmün bozulmasına" karar verilmiştir. 3. Bozma kararı uyarınca Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarih 2014/672 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararı ile sanığın tali kusurlu olduğunun kabulü ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar 06.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Denetim süresi içerisinde Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli 2015/533 Esas, 2015/980 Karar sayılı kararında 20.05.2015 olay tarihli trafik kazasında sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, aynı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 30.06.2020 tarih 2019/6642 Esas, 2020/4159 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. 5.Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin bildirilmesi nedeniyle Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.11.2020 tarih 2020/614 Esas 2020/993 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.11.2021 tarihli ve 2021/128739 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz talepleri; olaya ilişkin trafik kazasında sanığın kusursuz olduğu ve beraatine karar verilmesi gerektiği, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü gündüz saat 13:10 sıralarında açık havada, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 6 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama eğimsiz, düz yolda yönetimindeki kamyonetle seyir halinde bulunan sanığın, önünde, sevk ve idaresindeki motosikletle yolun sağ tarafında seyretmekte olan ölenin yönetimindeki tescilsiz motosikletin refüj aralığı yönüne sola manevra yapması sonucu, sol şerit üzerinde refüj aralığı önünde, aracının sağ ön çamurluk kısmı ile motosiklete çarpması şeklinde gelişen ve motosiklet sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan olayda kazanın meydana gelmesinde mahkemece sanığın hızını kullandığı aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Sanık alınan tüm savunmalarında seyir halinde önündeki motosiklet sürücüsüne korna ile ikaz etmesi üzerine yolu ortalayan motosiklet sürücünün sağ yöne geçtiğini, sola sinyal vererek sollamaya çıkacağı esnada motosiklet sürücünün sinyal vermeden aniden sola dönüş yaparak kamyonetin altına girdiğini kazanın bu şekilde meydana geldiğini beyan etmiştir. 3. Kaza tespit tutanağında sanığın tali kusurlu olduğu, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir. 4. Maktul ...'ın otopsi raporu ile sanığın adli sicil kaydı dosya arasına eklenmiştir. 5. Oluş ve dosya kapsamı ile sanığın hızını kullandığı aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından tali derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Temyize konu Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/614 Esas 2020/993 Karar sayılı kararının denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlenmesi nedeniyle verilen hükmün açıklanmasına ilişkin olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi halinde hükmün açıklanacağının düzenlenmesi ve ihbara konu Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/533 Esas 2015/980 karar sayılı kararda suçun taksirli yaralama suçu olması karşısında, bu ihbara konu suçun denetim süresinde işlenmesine dayanılarak dosyanın ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulamaya göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirli ölüme neden olma suçundan hüküm açıklanırken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, kusur durumunun takdirinin yerinde olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 20120/614 Esas, 2020/993 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/09/2023 tarihinde karar verildi.