Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7840 E. 2025/2669 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7840
Karar No
2025/2669
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/4135 E., 2019/3384 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-c. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.150 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, sanığa yüklenebilecek bir kusur bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğine, olay ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde 1996 doğumlu Hakan Kaydan'ın ailesi ile birlikte sanığın işletmeciliğini yaptığı ... Kamping'e tatil için geldiği, denizde yüzerken boğularak vefat ettiği olayda, her ne kadar sanık ...'ın ikinci derece kusurlu olduğu rapor edilmiş ise de, ölenin yüzme bilmiyor olması, olayın yaşanmasından hemen sonra çekilen fotoğraflardan anlaşılacağı üzere denizin derin olduğuna dair uyarıların bulunması, söz konusu işletmenin karma yapılı bir işletme olması nedeniyle can kurtaran bulundurma zorunluluğu olmaması nedeniyle söz konusu olayda asli kusurlu olan kişinin ölen olduğuna kanaat getirilmiş, yüzme bilmeyen ölenin sorumluluğunun sanığa yüklenmesini gerektirir derecede aykırılıkların işletmede olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suç yönünden kusurunun olmadığına kanaat getirilerek, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, olay mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile işletmeye ait tespit edilen eksiklikler sebebiyle sanığın tali oranda kusurlu olduğu, 01/08/2017 tarihli müşterek bilirkişi raporunun oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun düştüğü halde, sanığın kusuru nispetinde atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar verildiği ve tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Foça Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7840, K. 2025/2669, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7840-e-2025-2669-k-51b85b78bf6c