Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10260 E. 2025/3215 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10260
- Karar No
- 2025/3215
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 781 E., 2020/ 902 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.005,00 TL maddi, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/209 Esas 2018/ 320 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma 22.07.2016- 18.11.2016 tarihleri arasında 119 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 23.11.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı-tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; ''Davacının 17.08.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği SGK belgelerinden anlaşılmakla, ihraç tarihi olan 17.08.2016 ile tahliye tarihi olan 18.11.2016 arasındaki sürenin esas alınıp net asgari ücret üzerinden hesaplanarak maddi tazminatın belirlenmesi yerine davacının çalışmış olduğu kurum tarafından ödenen son maaş üzerinden yapılan tazminat hesabına ilişkin eksik ve yetersiz bilirkişi raporunun esas alınarak fazla maddi tazminata hükmedilmesi 2-Manevi tazminat miktarı belirlenirken, objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek sureti ile hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucunu doğurmayacak bir şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla tayini, 3-Davacı vekilinin dava dilekçesinde maddi ve manevi faiz talebi yönünden fiil veya işlem tarihini açıkça yazmayıp sadece yasal faize hükmedilmesini talep ettiği, bu durumda dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin'' hukuka aykırı olduğu'' gerekçeleri ile maddi tazminatın "3.989,70 TL'' olarak, manevi tazminatın "10.000 TL" olarak, vekalet ücretinin ''1.678,76 tl" ve faiz başlangıçlarının dava tarihi olan ''29.12.2018'' olarak değiştirilmesi suretiyl istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-17.08.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılan davacının son maaşını temmuz 2016 'da aldığı, son maaşının 15.07.2016- 15.08.2016 arasındaki süreleri kapsadığı, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.08.2016 ile tahliye tarihi olan 18.11.2016 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''4052,65 TL'' yerine bu miktarın altında kalacak şekilde '' 3.989,70 TL'' olarak hesaplanması suretiyle davacı aleyhine eksik maddi tazminata hükmedilmesi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.