Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7186 E. 2024/182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7186
- Karar No
- 2024/182
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 08.05.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 08.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alınarak haksız yere 8,5 ay tutuklu kaldığını, yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini belirtmiş, bu kapsamda 50.000,00 TL maddi ve 300,000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 23.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın süre bakımından reddedilmesi gerektiğini, talep edilen tazminatın miktarlarının fazla olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. 3. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/165 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2019/524 Esas, 2019/1113 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 04.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Ünye Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... Davacının gözaltı tarihinde polis memuru olduğu, gözaltına alındığı Temmuz 2016 tarihinde 4.135,87 TL net maaş aldığı, 29/07/2016 tarihinde tutuklandıktan sonra Ağustos 2016-Aralık 2016 tarihleri arasında maaşını kesintili olarak aldığı,davacının tutuklandıktan sonra 06/01/2017 tarihinde 679 sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiği, 06/04/2017 tarihinde serbest bırakıldığı anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/12-123 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı doğrultusunda maddi tazminat miktarının hesaplanmasında tutukluluk ve gözaltı tarihlerinde davacının tespit edilen gelirinin net asgari ücretten az olması durumunda, en azından temel ihtiyaçları karşılayan, insanca yaşamasına imkan tanıyan en düşük asgari ücretin tamamı üzerinden belirlenecek miktar üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtildiğinden, davacının mesleğinden ihraç edildiği tarihten serbest bırakıldığı tarihe kadar uğradığı maddi zarar 2017 yılı net asgari ücret üzerinden bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Bu bağlamda, bilirkişi raporunda davacının geçirdiği 91 günlük tutukluluk süresi üzerinden 2017 yılı aylık net asgari ücret miktarı olan 1.404,06 TL üzerinden davacının maddi tazminat miktarı (1.404,06/30)x91=4.258,80 TL olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacının tutuklandığı tarih ile mesleğinden ihraç edildiği tarih arasında 161 günlük gözaltı ve tutukluluk süresi boyunca maaşının 2/3 kendisine ödendiğinden, davacı hiç tutuklanmasa idi kesintilerin yapılmayacağı dikkate alınarak kurumdan yapılan kesintiler sorulması üzerine 7.392,27 TL kesinti yapıldığı bildirilmiş olduğu anlaşılmakla haksız koruma tedbiri nedeniyle ayrıca 7.392,27 TL'den mahrum kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının maddi zarar talebinin kısmen kabulü ile maaşından yapılan kesinti yapılmak suretiyle mahrum kaldığı 7.392,27 TL ile meslekten ihraç edildikten sonra tutuklu kaldığı sürede meydana gelen 4.258,80 TL maddi zarar olmak üzere toplam 11.651,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat hesaplanırken Yargıtay CGK'nın 12/04/2011, 52 - 10407 sayılı ... içtihadı göz önünde bulundurulmuştur. Bu itibarla, davacının üzerine atılan suçun niteliği, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre(29/07/2016-06/04/2017) ve benzeri hususlar da gözetilerek, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun 25.200,00 TL manevi tazminata, belirlenen tazminat miktarına dava tarihi olan 08/05/2018 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, tazminat davasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı davacı yararına AAÜT'ye göre belirlenen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasa gereğince yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına; CMK'nın 141. maddesi gereğince koruma tedbirleri nedeniyle talep olunan manevi tazminat taleplerinde davalı hazine lehine ücreti vekalete ancak taleplerin tamamının reddine karar verilmesi halinde hükmedilebileceği, bu durumun Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2007 gün ve 2007/63 esas ve 2007/8-2 karar sayılı ilamında da belirtildiği, iş bu somut dava dosyasında tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, dolayısıyla hazine vekili için reddolunan miktarlar üzerinden ücreti vekalete hükmedilmesine yasal imkan bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat mikatarının 3.720,00 TL'ye, manevi tazminat miktarının 18.000,00 TL'ye vekalet ücretinin 2.606,40 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/342 Esas – 2018/38 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 27.07.2016 - 06.04.2017 tarihleri arasında 253 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Kamu görevinden 06.01.2017 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının 15.01.2017 tarihinden itibaren tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2019/524 Esas, 2019/1113 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.