Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7004 E. 2023/5290 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7004
- Karar No
- 2023/5290
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/999 E., 2019/2121 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltiletek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 08.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin FETÖ/PDY Terör Örgütüne üye olmak suçlaması ile 25.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını, savunması alınmaksızın 31.08.2016 tarihinde tutuklandığını, 24.12.2016 tarihinde yaptıkları itiraz neticesinde adli kontrol şartı ile tahliye edildiğini, İzmir C.Başsavcılığının 2016/74626 soruşturma sayılı evrakından 06.02.2017 tarihinde hakkında ek takipsizlik kararı verildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi, 25.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 09.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2017/209 Esas, 2017/398 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/999 Esas, 2019/2121 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davacının ihraç tarihine kadar maaşından yapılan 1/3 oranındaki kesintinin ödenmesi gerektiğine, 2.Maddi zararın davacının net maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine, 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının FETÖ Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında 31.08.2016 tarihinde İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2016 tarih, 2016/5030 değişik iş sayılı kararı ile tutuklandığı, 24.12.2016 tarihinde tahliye edildiği ve davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2017 tarih, 2016/74626 soruşturma numarası üzerinden ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz edilmediğinin anlaşıldığı, davanın 04.05.2017 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir. Davacının İzmir İl Jandarma Komutanlığında Jandarma Astsubayı olarak görev yaptığı, FETÖ Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında 31.08.2016 tarihinde İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2016 tarih, 2016/5030 değişik iş sayılı kararı ile tutuklandığı, 24.12.2016 tarihinde tahliye edildiği ve davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2017 tarih, 2016/74626 soruşturma numarası üzerinden "Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair" karar verildiği, bu süre zarfında ...'ın 15 Eylül 2016 aylığının 1/3'ü oranında 1.396,26 TL eksik, 15 Ekim 2016 aylığının 1/3'ü oranında 1.347,19 TL eksik, 15 Kasım 2016 aylığının 1/3'ü oranında 1.347,19 TL eksik olarak ödendiği ve bu eksik ödemelerin davacıya geri ödenmediğinin İzmir İl Jandarma Komutanlığının 26 Eylül 2017 tarih, 46372335-9950-71099/Mly sayılı yazısı ile tespit edildiği anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi tazminatın 1.396,26 TL'lik kısmının 15 Eylül 2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile, kalan 2. dilim olan 1.603,74 TL lik bölümünün ise 15 Ekim 2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir ölçü olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak ve zenginleşmeye neden olmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespitinin gerektiği, davacının haksız yere tutuklu kaldığı 31.08.2016 tarihi ile tahliye edildiği 24.12.2016 tarihleri arasındaki dönem için acı ve ıztrapını karşılamak amacıyla davacının şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak belirlenen 8.000.00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 31.08.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: ''..Davacının 25/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 31/08/2016 tarihinde tutuklandığı tutuklu bulunduğu sırada 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, sonrasında 24/12/2016 tarihinde tahliye edildiği, ihraç edilinceye kadar ki geçen kısıtlılık süresine ilişkin ödenmeyen maaş farklarının çalıştığı kurumdan talep edilebileceği, bu nedenle ihraç tarihinden sonra tutuklulukta geçen 31 gün süre için o tarihte yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre 1.387,72 TL maddi kaybın olduğu halde, mahkemece 3.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi ve buna bağlı olarak hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 694 sayılı KHK'nın 144 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 142/9 maddesine göre davacı lehine tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden 1.126,52 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, fazla vekalet ücretine hükmedilmesi 5271 sayılı Kanunun 280/1-c ve 303/1-f-h maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının; a) 1 nolu bendinde yazılı "3.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1.387,72 TL" ibaresinin eklenmesi, b) Vekalet ücretine ilişkin 2 nolu bendin 3 nolu paragrafında yazılı "1.320,00 TL " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1.126,52 TL " ibaresinin eklenmesi, suretiyle CMK'nın 280/1-c ve 280/1 (a) madde delaletiyle CMK 303/1-f-h maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin esasını oluşturan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/74626 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.08.2016-24.12.2016 tarihleri arasında 121 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 06.02.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.Davacının ihraç tarihine kadar maaşından yapılan 1/3 oranındaki kesintinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacı vekili her ne kadar davacının maaş kesintisinin ödenmesini talep etmiş ise de davacının görevden uzaklaştırılma işleminin idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir. 2.Maddi zararın davacının net maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının net maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 22.11.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç sonrası tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/999 Esas, 2019/2121 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.