Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6979 E. 2024/2 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6979
- Karar No
- 2024/2
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 13.06.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 13.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Antalya 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/32 esas sayılı dava dosyası üzerinden üzerinden soruşturma yapıldığını ve hakkında beraat kararı verildiğini, dosyadan 190 gün boyunca gözaltında ve tutuklulukta kaldığını, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde müfettiş olarak çalıştığını, tutuklanmasına müteakip görevinden ihraç olduğunu, vatanına bağlı, millettini seven bir insan olduğunu, FETÖ terör örgütü üyeliği gibi bir suçtan dolayı yargılanmasından ötürü ailesinin ve kendisinin büyük mağduriyetler yaşadığını, cezaevinde kaldığı dönem içerisinde ailesinden ayrı kaldığını, cezaevinde zor şartlar altında kaldığını, psikolojik yönden yıprandığını bu nedenle müvekkili için 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 17.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2010 tarihli ve 2018/331 Esas, 2018/532 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/741 Esas, 2019/2157 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Maddi zararın brüt maaş üzerinden yapılması gerektiğine, 2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine, 3.Cezaevi giderlerinin, cezaevi ziyaret giderlerinin ödenmesi gerektiğine, 4.Davacının ödeyemediği bireysel emeklilik ve devlet katkı payının ödenmesi gerektiğine, 5.Davacının doktorasını geç bitirmesi sebebiyle ödediği kayıt ücretinin ödenmesi gerektiğine, 6.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/32 esas, 2018/97 karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye o suçundan dolayı 24/08/2016-06/09/2016 tarihleri arasında gözaltında, 06/09/2016-02/03/2017 tarihleri arasında tutuklulukta kaldığı, yapılan yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, kararın itiraz edilmemesi sonucunda 15/03/2018 tarihinde kesinleştiği, davacının süresinde tazminat davası açtığı, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin dosya suretinden davacı ...'in 24/08/2016-06/09/2016 tarihleri arasında gözaltında, 06/09/2016-02/03/2017 tarihleri arasında tutuklulukta kaldığı, bu suretle davacının 190 gün süre ile gözaltında ve tutuklulukta kaldığı anlaşılmıştır. Yaptırılan ekonomik ve sosyal durum incelemesinde davacının belirtilen adreste eşi ve 2 çocuğuyla birlikte oturduğunun, kendisine ait bir adet daire ve bir adet otomobili bulunduğunun, müfettiş olarak çalıştığının, aylık gelirinin 7.000 TL olduğunun, çalışmasına mani olabilecek fiziksel engelinin bulunmadığının bildirildiği, Mahkemece Antalya Defterdarlığı'na yazılan müzekkereye cevaben; davacı ... tarafından dosyamız dışında Antalya Ağır Ceza Mahkemeleri'nde açılmış başka bir tazminat davası tespit edilmediğinin bildirildiği; Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun cevabi yazısına göre; Antalya 2.Sulh Ceza Hakimliği'nin 06/09/2016 tarih, 2016/432sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklanan ...'in Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ara kararı ile tahliyesine karar verildiği ve aynı gün tahliye edilerek serbest bırakıldığının; netice itibariyle Antalya 8.Ağır Ceza Mahkamesinin 2018/13602 sayılı dava dosyasından dolayı 06/09/2016-02/03/2017 tarihleri arasındaki tutukluluğunun infaz gördüğünün bildirildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/26823 esas 2014/2345 karar sayılı ilamına göre tutuklandığı tarihlerde sabit gelir getiren bir işi olmayan davacının maddi kaybı ile ilgili itibar edilecek bir belge ibraz edilmesi halinde bu husus dikkate alınarak maddi zararın belirlenmesi gerektiği, belge ibraz edilememesi durumunda ise tazminat istemine konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak, bu yaş grubu için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/8182 esas 2018/4 karar sayılı ilamına göre ise davacının karar tarihinden önce ödenen ve ispatlanan vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilebileceği, ancak hükümle birlikte sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ise bu bedelin hesaplanacak tazminat miktarından düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen Yargıtay kararları dikkate alınarak davacı yönünden gözaltında ve tutuklulukta kaldığı 2016 ve 2017 yıllarına ait maddi kaybı ile ilgili olarak SGK'nın cevabi yazısına göre davacının prime esas kazançlarını gösterir hizmet dökümünün gönderildiği, hizmet dökümünün incelenmesinden davacı ...'in gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalıştığı, ilgili kurumun cevabi yazısına göre davacının 28/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, görevden uzaklaştırıldığı dönemde yasa gereği maaşının 2/3'ünün kendisine ödendiğinin, 677 sayılı KHK'nın 1. maddesi uyarınca 22/11/2016 tarihinde görevinden çıkarılması üzerine ise maaş ödemesi yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Yargıtay kararları dikkate alındığında bilirkişi raporunda, sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde net aylık gelir miktarının 4.648,45 TL olduğunun, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre için 34.319,95 TL gelir elde etmesi gerekirken kurumdan toplamda 13.320,79 TL ödeme aldığının ve 20.999,16 TL gelir kaybı bulunduğu tespit edildiğinden davacının 20.999,16 TL maddi tazminata hak kazandığı; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 07/09/2016-10/09/2016-26/09/2016 tarihli serbest meslek makbuzları davacının haksız olarak koruma tedbirlerine maruz kaldığı tespit edilen Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/03/2018 tarihli kararından önce düzenlenmiş ise de ilgili mahkeme kararında beraat eden sanık lehine 4.360 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden, serbest meslek makbuzlarındaki toplam 7.000 TL'den ilgili mahkeme kararında takdir edilen 4.360 TL'nin çıkarılması sonucunda elde edilen 2.640 TL vekalet ücreti ve 195,20 TL vekalet ücreti masrafı olmak üzere toplamda 2.835,20 TL'nin maddi tazminata eklenmesi sonucunda elde edilen 23.834,36 TL maddi tazminata hak kazandığı vicdani kanısına ulaşılmıştır. Öte yandan davacının haksız olarak 190 gün süre ile tutuklulukta ve gözaltında kaldığı anlaşıldığından sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında kalmasına neden olan olayın oluş tarzı, suçun niteliği, bu durumun meydana getirdiği üzüntü ve alınacak manevi tazminatın zenginleşme sonucu doğurmayacak miktarda hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiği hususu da gözetilerek takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Maddi tazminatın 4.546,24 TL'ye ve manevi tazminatın 20.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/32 Esas, 2018/97 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.08.2016-02.03.2017 tarihleri arasında 190 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 07.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Maddi zararın brüt maaş üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 22.11.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Cezaevi giderlerinin, cezaevi ziyaret giderlerinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu cezaevi giderlerinin, cezaevi ziyaret giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 4.Davacının ödeyemediği bireysel emeklilik ve devlet katkı payının ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının bireysel emeklilik tutarını ödeyememesinin tedbir kararından kaynaklı ne şekilde ve hangi miktarda maddi zarara uğradığının dava dilekçesinde açıkça ileri sürülüp ispatlanamadığı gibi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü maddi kayıplarının, gözaltı ve tutuklama kararları dışında soruşturma dosyasında verilmiş herhangi bir karardan kaynaklandığının sabit olmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davacı devlet katkı payının ödenmesi gerektiğini belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de devlet katkı payının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu talebe ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 5.Davacının doktorasını geç bitirmesi sebebiyle ödediği kayıt ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının doktorasını geç bitirmesinin koruma tedbirlerinden kaynaklandığının sabit olmadığı, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığı, muhtemel zarar olarak değerlendirilebileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 6.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (6.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/741 Esas, 2019/2157 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi .