Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5504 E. 2025/1190 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5504
Karar No
2025/1190
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/506 E., 2018/450 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, raporlar arasında çelişkiler olduğuna, üst sınırdan ceza verildiğine, bilinçli taksire ilişkin somut delil olmadığına, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, murafaa yapılarak bölge adliye mahkemesi kararının sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17/05/2017 günü saat 21.30 sıralarında meskun mahalde, gece vakti, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile tek yönlü yan yol üzerinde ters istikamette, kendi ikrar içeren savunması ve tanık ...'nin beyanında belirttiği gibi yaklaşık 70-80 km ile hızla yan yoldan yolun karşısına geçmeye çalışan mağdur yayaya aracının sol ön kısımları ile çarpması sonucu yayayı yaklaşık 23 metre sürükleyerek ve olay yerinde durmayarak kaçması sonucu mağdur yayanın öldüğü olayda, her iki bilirkişi raporunda yayanın da kusurlu olduğu belirtilmiş ise de tek yönlü yolda sanığın ters yönde seyir halinde olduğu dikkate alındığında olayın oluş şekline göre karşıya geçmeye çalıştığı kanaatine varılan yayanın ters yönden ve hızla seyreden aracın gelebileceğini öngöremeyerek en alt düzeyde tali kusurlu olduğu sanığın ise asli kusurlu olduğu ve bilinçli taksirle hareket ettiği kanaatine varılarak sanığın TCK'nın 85/1 ve 22/3 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR 17.05.2017 günü saat 21:30 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobili ile tek yönlü Edremit istikametine olan yan yoldan ters istikamette seyrettiği esnada kaza mahallinde yol üzerinde sırtı dönük şekilde yürümekte olan mağdur yayaya otomobilin sol ön kısmıyla çarpması sonucu mağdurun ölümüyle neticelenen olayda, sanık sürücünün asli kusurlu, ölenin ise tali kusurlu olduğu anlaşılmakla,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan yalnızca bir ihlalin (ters istikamette seyretmek) bulunduğu gözetilmeksizin, TCK'nın 22/3. maddesinde cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmüne rağmen, azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Van 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5504, K. 2025/1190, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-5504-e-2025-1190-k-ab345acbe7ba