Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5370 E. 2025/2060 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5370
Karar No
2025/2060
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/436 E., 2018/1276 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine ilk derece mahkemesince sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, ceza miktarına, kazanın mevcut yoldaki asfalttın ilgili belediye tarafından kazılmış olması ve burada gerekli uyarı önlemlerini almayan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kusuru ile olduğuna, Sanık duruşmada açık olarak pişmanlığını dile getirmesine rağmen yerel mahkemenin sanığın pişmanlık duyduğuna ilişkin bir kanaat oluşmadığı yönünde somut bir gerekçe belirtmeden TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12/07/2015 günü gece saat 00.03 sıralarında meskun mahalde, aydınlatmanın olduğu iki yönlü caddede sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Bağdat caddesinde Kadıköy yönüne seyrederken olay mahalline geldiğinde önünde seyreden araç trafik şartlarından dolayı yavaşladığında önündeki araca çarpmamak için sola yöneldiğinde hızın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun solundaki yaya kaldırımına çıkıp, kaldırımda yürüyen yayalara çarpması sonucu ...'un öldüğü, katılan ... ve ...'in hayat fonksiyonlarını ağır (4) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, sanığın hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadan tehlike arz edecek hızla seyretmesi önündeki araç trafik şartlarından dolayı yavaşladığında hızın etkisiyle araca hakim olamayıp kontrolsüzce sola yönelip, yaya kaldırımına çıkıp kaldırımda bulunan yayalara çarpmasıyla neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık müdafinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinafa konu kararda iddia başlığı altında dosya ile ilgisi olmayan bir başka iddianame içeriğine yer verildiği gerekçesiyle CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiş bozma üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde sanığın TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık müdafinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5370, K. 2025/2060, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-5370-e-2025-2060-k-65a301801b1d