Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5087 E. 2025/2386 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5087
Karar No
2025/2386
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3293 E. 2018/1123 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri; ceza miktarının fazla olduğuna, suç vasfının hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.12.2016 günü saat 03.40 sıralarında 3.19 promil alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal içi, 70 km/s hız sınırı ile aydınlatmanın mevcut olduğu, bölünmüş, iki şeritli, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetin kaybederek istikametine göre sağ tarafındaki emniyet şeridinde park halinde olan otobüsün arka kısmına çarpması neticesinde aracında yolcu olarak bulunan ... ile kardeşi ...'nin öldüğü olayda, hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın idaresindeki araç ile seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermemesi, hızını yol durumuna göre ayarlamaması ve alkollü vaziyette araç kullanması sebebiyle asli kusurlu olduğu, alkollü olduğunu bildikleri sanığın idaresindeki araçta yolculuk yapmaları sebebiyle ölenlerin ise alt düzeyde tali kusurlu oldukları belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel ceza ile bilinçli taksir oranının alt sınırdan belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, bilinçli taksir nedeniyle cezada yapılacak artırım oranının belirlenmesi sırasında, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşumuna neden birden fazla eylemin varlığı halinde 1/2 oranında arttırım yapılması, tek eylemin bulunması halinde ise 1/3 oranında artırım yapılması şeklinde kabul edildiği anlaşılmakla, yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen kazada 3.19 promil alkollü olan sanığın, 70 km/s hız sınırının bulunduğu yolda hız sınırının iki katını aşacak şekilde seyrettiğine dair dosya içerisinde herhangi bir tespitin bulunmadığı gözetilmeden, TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a ilk cümlesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5087, K. 2025/2386, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-5087-e-2025-2386-k-8ee28c6b6e17