Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10039 E. 2025/2481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10039
- Karar No
- 2025/2481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/728 E., 2020/434 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 15.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 26.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 10.640,00 TL maddi, 5.000,00 manevi tazminatın 26.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat miktarının 2.200,00 TL'ye indirilmesi, faiz başlangıç tarihinin 26.07.2017 olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminata esas ceza dosyasında ödenen avukatlık ücretini maddi tazminat kapsamında ödenmemesine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, faiz başlangıç tarihine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/133 Esas, 2018/155 Karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.07.2016 - 26.08.2016 tarihleri arasında 31 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 17.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddedilmesi, manevi tazminat miktarının indirilmesi, faiz başlangıç tarihinin değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma, tutuklama, tahliye müzekkerelerinin ve sorgu zaptının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Kabul ve uygulamaya göre; dava dilekçesinde, hükmedilen tazminat miktarlarına 26.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen bölge adliye mahkemesince manevi tazminat miktarına 26.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, davacının kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.