Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4621 E. 2024/7190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4621
Karar No
2024/7190
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/553 - 2021/441 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/1, 75, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/2, 75, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında ceza tayin edilirken TCK 43. maddenin uygulanması gerektiğine, ele geçirilen tüm eserlerin müze müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiğine, Sanık ... müdafininin temyiz isteği; sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, teşdite ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince il merkezinde tarihi eser kaçakçılığı yapan şahıslara yönelik yürütülen çalışmalarda, sanık ...'ın çok sayıda tarihi eseri satmak için müşteri aradığı bilgisinin alınması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden sanığın ikametgahında arama yapıldığı ve toplam 2759 adet eser ele geçirildiği, dosya kapsamında mevcut 06.06.2017 havale tarihli bağımsız bilirkişi raporunda suça konu eserlerden 120 adedinin sahte olduğunun ancak müzede muhafaza gerektiren nitelikte olduklarının, geri kalan tüm eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldıklarının tespit edildiği, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında, ikametgahında bulunan suça konu eserlerin çoğunun babasından kaldığını, birkaçını ise kendisinin eklediğini beyan ettiği, sanık ...'in duruşmada alınan savunmasında, atılı suçu işlemediğini, sanık ...'in kendisinden eserlerin satımı için müşteri bulmasını isteyip istemediğini hatırlamadığını, soruşturma beyanının daha ayrıntılı ve daha doğru olduğunu beyan ettiği, sanığın kolluk beyanında, sanık ...'in kendisine tarihi eser olduğunu söylediği paraları gösterip bu paralara müşteri bulup bulamayacağını sorduğunu, kendisinin de bu işlerden anlamadığını söylediğini ifade ettiği, tanık ...'ın beyanında, sanık ...'in arkadaşı olduğunu, bir gün kendisini arayıp bir tanıdığının elinde tarihi eserler olduğunu ve satmak istediğini söylediğini, kendisinin de kaçakçılık şube müdürlüğünde tanıdığı kişilere durumu bildirdiğini, sanık ... ile Konya'da buluştuklarını, tarihi eserleri gösterdiğini, eserlerin fotoğrafını çekip konum ile birlikte polis memurlarına gönderdiğini, akabinde baskın yapıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;"Her ne kadar sanık ...'nün diğer sanık ile birlikte suça konu tarihi eserleri sattığı ya da satmaya çalıştığı iddiası ile kamu davası açılmış ise de dosyada bu iddiayı doğrulayan ve yasal delil olarak kabulü mümkün bulunmayan tanık ...'ın somut veri içermeyen beyanları dışında hiçbir delil bulunmadığı" değerlendirilerek sanık ... hakkında atılı suç yönünden beraat kararı; sanık ... hakkında, "Sanık bütün aşamalarda suça konu eserlerin babasından intikal ettiğini, kendisinin de anılan eserlere bir - iki parça eklediğini savunmuş, sanığın bu savunması, savunma tanıkları ... ve ...'ın beyanları ile doğrulanmış, sanığın suça konu eserleri sattığı ya da satmaya çalıştığı yolunda şüpheden öteye geçmeyen sanık ...'nün atfı cürüm kabul edilebilecek kaçamaklı beyanları ile yine yasal delil konumunda yer almayan ve somut bilgisi bulunmayan, durumu tanıklığa tanıklık mahiyetinde olan tanık ...'ın beyanları dışında mahkumiyetine yeterli samimi ve inandırıcı delil bulunmadığı" yönündeki gerekçe ile haber verme yükümlülüğüne aykırı hareket etme suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "Sanıkların olay öncesinden birbirlerini tanıdıkları, sanık ...'ın elinde davaya konu olan taşınır kültür varlıklarının bulunduğu ve bu eserleri satmak istediği, bu konuda diğer sanık ... ile konuşarak eserlerin satılması konusunda fikir birliğine vardıkları, sanık ...'in bu kararın icrası kapsamında Antalya'da yaşayan arkadaşı ...'ı arayarak ellerinde tarihi eser olduğunu ve satmak istediklerini söylediği, bunun üzerine tanık ...'ın durumu kolluk güçlerine bildirdiği, kolluk güçlerinin yönlendirmesi ile Konya'ya gelerek sanık ... ile ikametinde buluştuğu, sanık ...'in davaya konu eserleri tanığa gösterdiği, tanığın da bulundukları konumu kolluk güçlerine bildirdiği, bu arada sanık ile tanığın ikametten ayrıldıkları ve akabinde kolluk güçlerinin geldiği, kolluk güçlerinin savcılıktan alınan yazılı arama kararına istinaden ve usule uygun şekilde arama tanıklarının refakatinde sanığa ait meskende yaptıkları aramada davaya konu taşınır kültür varlıklarını ele geçirdiği, gerek tanık ifadesi, gerek ele geçen eser sayısının çokluğu ve çeşitliliği, gerekse savunmaların makul bulunmayışı gözetildiğinde sanıkların birlikte hareket ederek davaya konu eserlerin ticaretini yaptıkları" değerlendirilerek sanıkların üzerlerine atılı kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçundan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamında mevcut 06.06.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda sahte oldukları belirtilen suça konu eserlerin de müzede muhafaza gerektiren nitelikte olduklarının belirlenmesi karşısında, söz konusu eserlerin sanık ...'e iadesine karar verilmesi, Kanuna aykırı bulunduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 123. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği eserlerin teslimine ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak yerine, "2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince dava konusu tüm eserlerin müze müdürlüğüne teslimine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4621, K. 2024/7190, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4621-e-2024-7190-k-dd236d5150cc