Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3534 E. 2023/3016 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3534
- Karar No
- 2023/3016
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/297 E., 2021/106 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir. 2. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 11.02.2019 tarihli ve 2017/6662 Esas, 2019/1668 Karar sayılı ilâmıyla özetle; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, bilinçli taksirin koşullarının gerçekleşmediği olayda, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hali bulunmayan ve iyi hali nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılan sanık hakkında, "suçun işlenmesindeki özelliklere göre; adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin bozma kararı üzerine Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/297 Esas, 2021/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.06.2021 tarihli ve 2021/61976 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; verilen mahkumiyet hükmünün kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü 1. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kapalı kasa kamyonet ile çift yönlü sokak üzerinde aracını park etmek için aracının arkasını yeterince kontrol etmeden dikkatsiz biçimde geri manevra yaptığı sırada, arkasında bulunan ve yolun karşı tarafına geçmek isteyen yayaya yol içinde arka kısımları ile çarpması ile yayanın ölümüyle sonuçlanan olaya sebebiyet verdiği, sürücü asli kusurlarından “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal ettiği dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmemekle asli kusurlu olduğu bilirkişi raporundan anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği Yargıtay Bozma İlamı, trafik bilirkişisi raporu, otopsi tutanağı olay yeri krokisi, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair karar verilmiştir. " şeklinde karar verilmiştir. 2. Ölü muayene ve otopsi tutanağı dosya kapsamında mevcuttur. 3. Dosya kapsamında yer alan; 20.10.2014 tarihli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve 16.02.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda özetle; sanığın dikkatsiz biçimde geri manevra yapması sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/297 Esas, 2021/106 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.