Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3220 E. 2025/2360 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3220
- Karar No
- 2025/2360
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/6 E. 2016/610 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi;Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat hükmü yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının, olayda bilinçli taksir koşulları bulunmamasına rağmen sanık aleyhine uygulama sonucu fazla ceza tayininin ve şartları mevcut olduğu halde lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...'nin müteahhitliğini yaptığı ve şantiye alanından sorumlu olduğu, ... Grup Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait inşaatta kalıp ustası olarak çalışan ...'ın olay tarihinde inşaatın 8. katının tavan kalıplarının çakılması işini yaptığı esnada ayağını bastığı yerdeki demir kalıp panoların kayması sonucu önce bir alt kata düşerek burada tutunmaya çalıştığı demir direkle birlikte 7.kattan inşaatın toprak zeminine düştüğü, hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen aynı gün yaşamını kaybettiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İzmir Morg İhtisas Dairesinin 09/06/2014 tarihli raporu ile "kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı sternum(göğüs kemiği), çok sayıda kaburga ve etraf kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ yırtılması ve büyük damar kopmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu"nun bildirildiği olayda;
Dosya kapsamında mevcut, mahkemece hükme esas alınan 17/03/2016 tarihli, iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporunda, çalışanlarına mesleki eğitim aldırmayan, işe uygun kişisel koruyucu malzemeleri vermeyen ve kullanılmasını sağlamayan, gerekli önleyici tedbirleri almayan ve çalışmaları denetlemeyen, iş devam ettiği sürede yeterli kontrolleri yapmayan, uygun olmayan betonarme kalıp kurulumu işlerine izin veren müteahhit/şantiye sorumlusu sanık ...'nin asli kusurlu olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre, inşaat işlerinin çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, anılan Kanun çerçevesinde, çalışanların ilk işe girişlerinde sağlık raporu aldırılması, işin konusu ile ilgili olarak çalışanlara eğitim verilmesi, risk değerlendirilmesi yaptırılması gerektiğinden sanığın aksine davranışlarıyla sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemmiştir.
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından ve 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddeleri uyarınca, sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı kanunun 22/3 maddesi gereği 1/3 oranında arttırım yapılması sırasında sonuç cezanın 3 yıl 4 ay yerine hesap hatası yapılarak 2 yıl 16 ay olarak belirlenmesi sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Turgutlu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2025 tarihinde karar verildi.