Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2971 E. 2025/845 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2971
Karar No
2025/845
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/49 E. 2017/118 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafinin temyiz sebepleri;kusur durumunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarının az olduğuna, suç vasfının hatalı olduğuna, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;13.01.2016 günü saat 17.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile havanın yağışlı, zeminin ıslak olduğu, meskun mahal dışı, 88 km/s hız sınırının bulunduğu, iki yönlü, düz, eğimli ve sollama yasağının olduğunu gösteririr devamlı düz şerit çizginin zeminde mevcut yolda seyir halindeyken, önündeki aracı sollamak üzere diğer şeride geçtiği sırada karşı yönden gelmekte olan ...'nın idaresindeki otomobile çarpması neticesinde ... ile otomobilde yolcu olarak bulunanlardan ..., ...'ün öldüğü, ...'nın ise basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporu ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 30.06.2016 tarihli raporda; sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile seyri sırasında, geçme yasağı bulunan viraj yaklaşımında, kurallara aykırı biçimde, üstelik ön ilerisinin yeterince boş olup olmadığını kontrol etmeden, önünde seyreden aracı geçmek için sol şeride geçmesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu, ...'nın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. Maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; ancak tespit edilen hukuka aykırılığın, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararında, katılanlar Vahibe Bor ve ...'nin kendilerini vekil ile temsil ettirmesine rağmen, vekalet ücretinin verildiği hükmün 2. bendinde gösterilmemeleri sebebiyle karara katılanlar Vahibe Bor, ... ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, sollama yasağına işaret eden kesintisiz yol şerit çizgilerine rağmen sollamaya çıkarak kazaya sebebiyet veren sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, (B), (A2) ve (E) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki kamyon ile yapması nedeniyle kamyon kullanacaklara verilen (E) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2971, K. 2025/845, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-2971-e-2025-845-k-668610b0ab22